Mükemmel bir eser, çok akıcı ilerliyor. Okurken çiftlikteki hayvanlardan biri gibi hissetmekten alıkoyamadım kendimi.
Kimse devrimi korumak için diktatörlük kurmaz; diktatörlük kurmak için devrim yapar.
Tanrı bana sinekleri kovayım diye bir kuyruk vermiş; ama keşke sinekler de olmasaydı, kuyruğum da.
Şu kısacık ömrümüz yoksulluk içinde, sabahtan aksama kadar uğraşıp didinmekle geçip gidiyor.
İnsan, üretmeden tüketen tek varlıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de tüm hayvanların efendisidir.
Bir duvardan talep edeceğimiz ilk şey, dik durmasıdır. Dik duruyorsa iyi bir duvardır ve hangi amaca hizmet ettiği bundan ayrı değerlendirilebilir. Fakat bir toplama kampını çevreliyorsa, en iyi duvar bile yıkılmayı hak eder.
(...) doğa yasaları ordunun "kırmızı" ya da "beyaz" oluşuna aldırmaz. Haklı bir dava uğruna savaşıyor olsanız bile bit bittir, bomba da bomba.
(...) o zaman da şimdi de beni en çok etkileyen, insanların katliamlara inanmaya ya da inanmamaya siyasi tercihlerine göre karar vermesidir. Karşı tarafın katliamlarına herkes hemen inanırken, kendi taraflarının yaptığı iddia edilen vahşeti, kanıtları gözden geçirmeye zahmet bile etmeden reddediyorlar.
Aslına bakarsanız, tarih gerçekte olanlara göre değil, çeşitli "parti politikaları" doğrultusunda olması gerekenlere göre yazılıyordu.
Sırtı yükten yara olmuş bir eşeğe herkes acır ama sırtında odun taşıyan kadını ancak tesadüfen fark ediyor insan.
Cecelia Ahern
Hüsnü Arkan
Debbie Macomber
Patti Smith
Kemal Tahir
H. G. Wells
Daniel Quinn
Thomas Harris
Maksim Gorki
Semih Gümüş