"Bizler arzu edilenden çok arzu etmeye âşığızdır!" Sh. 321
"Bilinç, varoluşu kaplayan yarı saydam bir zardan ibarettir: Eğitimli bir göz bunun arkasını görebilir; ilkel dürtüleri , içgüdüleri ve güç istemini asıl neyin harekete geçirdiğini bulabilir." Sh. 335
"Uzun zaman önce Josef, kötü ünle baş etmenin vicdan azabıyla baş etmekten daha kolay olduğunu öğrendim. Ayrıca ben açgözlü biri değilim; kalabalığa yazmıyorum. Sabretmeyi de biliyorum. Belki benim öğrencilerim henüz dünyaya gelmediler. Benim günlerim yarından sonraki günler. Bazı filozoflar ölümlerinden sonra doğarlar!" Sh. 345
"Josef, ben, insanın gerçeğe nasıl 'dayanacağını' ya da nasıl 'yüz yüze' geleceğini öğretmiyorum. İşte size vereceğim ders: Doğru zamanda öl!" Sh. 347
"Yaşarken yaşayın! İnsan, yaşamını tamamlayıp öldüğü zaman, ölüm, taşıdığı dehşeti yitirir! İnsan doğru zamanda yaşamazsa, asla doğru zamanda ölemez." Sh. 348
Breuer Nietzsche'nin fikirlerini çürütmek için son bir kez daha gücünü topladı. "Başkalarına karşı sorumlu olduğumuz ödev diye bir şey var ve ben ödevlerimi yerine getirdim. En azından bu noktada inandığım şeylerden cesaret alabiliyorum." "İnançlarınızı değiştirme cesaretinizin olması bundan iyidir Josef, çok daha iyidir. Görev ve sadakat sahte görüntülerdir, arkasına saklanılan perdelerdir. Kendini özgür kılmak kutsal bir hayır demektir, ödeve bile." Sh. 354
Ama o, Josef, gerekli biri değildi: Unutulup gidecekti; zaman ve başkalarının varlığı onun yerini yutacaktı. Önümüzdeki on ya da yirmi yıl içinde Breuer ölmüş olacaktı. Hem de yalnız ölecekti: Kimin bana eşlik ettiğinin ne önemi var, diye düşündü. Nasıl olsa herkes yalnız ölür. Sh. 366
"Ama şu anda hiçbir şeyim yok." "Hiçbir şey her şey demektir! Güçlenmek istiyorsan, önce köklerini hiçliğin derinlerine gömmeli ve en yalnız yalnızlığınla yüz yüze gelmeyi öğrenmelisin." "Karım, ailem! Onları seviyorum. Onları nasıl terk ettim? İlk istasyonda ineceğim." "Yalnızca kendinden kaçıyorsun. Unutma ki her an tekrar tekrar yaşanacak bir andır. Bir düşün: Sonsuzlukta hep özgürlükten kaçıyor olmanın anlamını bir düşün!" "Bana düşen bir ödev..." "Tek ödevin kendin olmaktır. Güçlü ol: Yoksa, büyümek için hep başkalarını kullanmak zorunda kalırsın." Sh. 378
Tek bir yol yoktur ve en büyük hakikat kendimizin keşfettiği hakikattir. Sh. 404
"Tabii benim de bahanelerim var Josef, yalnızlığa dayanmak, hatta onu yüceltmek için gizli yollarım var. Kendi düşüncelerimi düşünebilmek için diğer insanlardan ayrı kalmam gerektiğini söylerim. Geçmişteki büyük dehaların bana eşlik ettiğini, gizlendikleri yerlerden çıkıp benim güneş ışığıma yanaştıklarını söylerim. Yalnızlık korkusunu küçümserim. Büyük adamların büyük acılar çekmesi gerektiğini, çok uzak bir geleceğe uzandığımı, bana kimsenin eşlik edemeyeceğini iddia ederim. Yanlış anlaşılıyorsam, korkutuyorsam ya da reddediliyorsam bundan iyisi yok derim sevinçle; bu, benim hedef alınmam demektir! Sürüden ayrılarak yalnızlıkla karşı karşıya kalma cesaretimin, yüce koruyucu yalanına inanmayışımın benim büyüklüğümün kanıtı olduğunu söylerim." Sh. 415-416
William Golding
Can Yücel
Richelle Mead
Sine Ergün
J. R. R. Tolkien
Kürşat Başar
Konstantin Stanislavski
Cengiz Gündoğdu
Soner Yalçın
Ömer Lütfi Mete