"Size düşen ödev kendinizi kabullenmenizdir, benim sizi kabullenmemin yollarını aramak değil." Sh. 247
"Bunu nasıl yeneceğinizi zamanla öğreteceğim. Uçmak istiyorsunuz ama uçmaya uçmakla başlayamazsınız. Size önce yürümesini öğretmek zorundayım ve yürümeyi öğrenmenin ilk adımı, kendi kuralları olmayan insanın başkaları tarafından yönetilmek zorunda kalacağını anlamaktır. Başkalarının kurallarına uymak, insanın kendisini yönetmesinden çok hem de çok daha kolaydır." Sh. 252
"Dans eden bir yıldız doğurmak isteyen, önce kendi içinde büyük taşkınlıklar ve kaos yaşamak zorundadır." Sh.256
Benim kendimi anlatmamın, çalışmamızın özünü oluşturacağına, kendisinin de rahatça konuşabileceğine ve bunun bizi daha "insan" yapacağına beni ikna etmeye çabalıyor; sanki insan olmak, çamurlarda beraberce debelenmek demek! Ona, hakikat âşıklarının fırtınalı ya da çamurlu sulardan korkmayacağını öğretmeye çalışıyorum. Asıl korkulması gereken sığ sulardır! Sh. 260
Eğer tıbbi uygulamalar bu çabalarımda bana kılavuzluk edecekse o zaman bir "tanı" koymam gerekmiyor mu? İşte karşımızda yeni bir bilim, ümitsizlik tanısı. Benim koyduğum tanıya göre bu adam ruhunu özgürlüğe kavuşturmanın özlemi içinde ama inanç zincirlerini kıramıyor. Seçeneklerden yalnızca evetleri istiyor, kabullenişleri; hayırları, feragatleri reddediyor. Acı içinde olduğunu biliyor ama yanlış şey için acı çektiğini bilmiyor! Sh. 260
Birden hayat hakkında çok açık bir gerçeği anladım: Zaman geri dönmüyor, hayatım tükenip gidiyor. Tabii bunu daha önce de biliyordum ama kırk yaşındayken insan bunu daha farklı bir biçimde biliyor. Artık o 'umutlar vaat eden delikanlının' yalnızca bir bando flaması olduğunu, o 'umutların' bir yanılsama olduğunu, 'büyük' sözcüğünün anlamsız olduğunu ve tüm diğer insanlar gibi adım adım ölüme gitmek üzere kurulan bir oyuncaktan farksız olduğumu biliyorum." Sh. 270-271
Ölümün geliyor olması, yaşamın değerli olmadığı anlamına gelmez. Sh. 271
"Josef, küçük bir intikam iyi bir şeydir. Bastırılmış hınç insanı hasta eder!" Sh. 300
"Tabii acı çekeceksin, görmenin bedelidir bu. Tabii için korkuyla dolacak, yaşamak demek tehlike içinde olmak demektir. Büyümek zordur!!" Sh. 280
"Zaman durdurulamaz: Bu bizim sırtımızdaki en büyük yük. En büyük mücadelemiz de bu yüke rağmen yaşayabilmek." Sh. 314
Henry Miller
Aziz Nesin
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Tezer Özlü
Friedrich Wilhelm Nietzsche
Erol Çelik
Murat Belge
Virginia Woolf
H. G. Wells
Şule Yüksel Şenler