Kaybettiğimiz hayatı ve düşleri yeniden ele geçirmek için, onları yeniden düşlemek gerektiğini herkes bilir.
Rahatını tehlikeye atabilecek her türlü belirsizliğin sözünden bile ürkenler gibi korkuyla sustum.
Kendi içimizdekini aramak, kendi üzerimizde o kadar uzun boylu düşünmek mutsuz edermiş bizleri.
İnsanların her yerde birbirinin aynı olduğunun en iyi kanıtı onların birbirlerinin yerine geçebilmesi değil miyniş?
Kendimizi tanıyor muyuz, insan kim olduğunu iyi bilmeli.
Hayatın bir bekleyiş değil de, tat alınabilecek bir şey olabileceğini bu dört yılda öğrendim.
Yoksa, yıkım, insanların ve inançların farkına varmadan değişmesi anlamına mı geliyordu? Belki de yıkım, ötekilerin üstünlüğünü görerek onlara benzemeye çalışmak demekti.
Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.
Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.
Kendime inandım. Kendime inandığım için benim irademe ve hayatımın şiirine başkaları da inandı.
Hermann Hesse
İskender Pala
Ceyhun Yılmaz
Howard Gardner
Federica Sgarbi
Judith McNaught
Mehmet Eroğlu
Elizabeth Noble
Samuel Beckett
Cemal Süreya