Kaybettiğimiz hayatı ve düşleri yeniden ele geçirmek için, onları yeniden düşlemek gerektiğini herkes bilir.
Rahatını tehlikeye atabilecek her türlü belirsizliğin sözünden bile ürkenler gibi korkuyla sustum.
Kendi içimizdekini aramak, kendi üzerimizde o kadar uzun boylu düşünmek mutsuz edermiş bizleri.
İnsanların her yerde birbirinin aynı olduğunun en iyi kanıtı onların birbirlerinin yerine geçebilmesi değil miyniş?
Kendimizi tanıyor muyuz, insan kim olduğunu iyi bilmeli.
Hayatın bir bekleyiş değil de, tat alınabilecek bir şey olabileceğini bu dört yılda öğrendim.
Yoksa, yıkım, insanların ve inançların farkına varmadan değişmesi anlamına mı geliyordu? Belki de yıkım, ötekilerin üstünlüğünü görerek onlara benzemeye çalışmak demekti.
Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.
Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.
Kendime inandım. Kendime inandığım için benim irademe ve hayatımın şiirine başkaları da inandı.
Nermi Uygur
Oğuz Atay
Mehmet Akif Ersoy
Sinan Yağmur
Yunus Emre
Konstantin Stanislavski
E. L. James
Mario Mazzanti
George R. R. Martin
Haldun Taner