Kaybettiğimiz hayatı ve düşleri yeniden ele geçirmek için, onları yeniden düşlemek gerektiğini herkes bilir.
Rahatını tehlikeye atabilecek her türlü belirsizliğin sözünden bile ürkenler gibi korkuyla sustum.
Kendi içimizdekini aramak, kendi üzerimizde o kadar uzun boylu düşünmek mutsuz edermiş bizleri.
İnsanların her yerde birbirinin aynı olduğunun en iyi kanıtı onların birbirlerinin yerine geçebilmesi değil miyniş?
Kendimizi tanıyor muyuz, insan kim olduğunu iyi bilmeli.
Hayatın bir bekleyiş değil de, tat alınabilecek bir şey olabileceğini bu dört yılda öğrendim.
Yoksa, yıkım, insanların ve inançların farkına varmadan değişmesi anlamına mı geliyordu? Belki de yıkım, ötekilerin üstünlüğünü görerek onlara benzemeye çalışmak demekti.
Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.
Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.
Kendime inandım. Kendime inandığım için benim irademe ve hayatımın şiirine başkaları da inandı.
Joseph Conrad
Özen Yula
Aliya İzzetbegoviç
Karen Kingsbury
Abdurrahim Karakoç
Özdemir Asaf
Olivia Cunning
G. K. Chesterton
Jean Baudrillard
Arthur Rimbaud