Senin bu kadar mutlu olmana, ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.
Canını kurtarmış olmanın bedeliyse,kimin kurtaramadığını merak etmenin ıstırabıydı.
Bence borcunu ödemenin, gerçek kefaretin yolu da budur: Pişmanlığı iyiliğe dönüştürmek, şerden hayır çıkartmak.
Bu kentin ne çatılarını ışıldatan ayları sayabilirsin, Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.
Yusuf, Kenan iline dönecek, bırakın matemi, Ahırlar gül bahçesini dönecek, bırakın matemi. Bu tufan patlayıp tüm canlıları boğmaya kalkışsa, En güçlü kasırgan bile aşacak Nuh gibi bir kılavuzunuz var, bırakın matemi.
Bazen gamkari'ye öyle bir gömülürüz ki, kendimize acımaktan boğulacak gibi oluruz. Kaybetmeyi, acı çekmeyi yaşamın gerçeği sayar, hatta gerekli görürüz. Sonra da, zendagi migzara, deriz: Hayat devam ediyor. Ama benim şu anda yaptığım, kadere boyun eğmek değil; yalnızca gerçekci olmak.
Galiba bazı öykülerin anlatılması gerekmiyor.
-sonradan bulduğun bir şeyi yitirmek, her zaman daha zordur.
Tıpkı şairin dediği gibi: 'Aşkın en pürüzsüz göründüğü an, dertler bastırıverirdi!'
Senin bu kadar mutlu olmana, ancak senden bir sey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.
Ahmet Hamdi Tanpınar
Murathan Mungan
Karen Kingsbury
Kadir Aydemir
Julie Garwood
Yunus Emre
Engin Geçtan
Ingeborg Bachmann
Louis Ferdinand Celine
Lev Nikolayeviç Tolstoy