Sevinç ve keder birlikte gelir ;biri sofranızda sizinle otururken ,unutmayın,diğeri yatağınızda uyumaktadır.
Sevinçliyken yüreğinizin derinliklerine bakın göreceksiniz;sizi şimdi sevindiren ,bir zamanlar üzenden başkası değildir.
...Hayalinizde kırlara çardak kurun,kent surları içine bir ev inşa etmeden önce. Çünkü hayatınızın günbatımında nasıl ilk yuvanıza kavuşmak isterseniz,içinizdeki o iflah olmaz münzevi ve mesafeli seyyah da aynı özlemle yanıp tutuşur. Eviniz sizi kuşatan daha geniş bir bedendir adeta.Güneşte büyür ve gecenin dinginliğinde uyur;düş görmez de değildir.Eviniz düş görmez mi ve düşünde kenti bırakıp korulara ya da tepelere gitmez mi?
Güzellik var mı ,yüreği ağaç ve taştan yaratılmış şeylerden alıp kutsal dağa götüren ? Söyleyin bana,evlerinizde bunlar var mı?
Gerçekte bedenin rahata düşkünlüğü ruhun tutkusunu öldürür,sonra da onun cenaze alayının ardından sırıtarak yürür.
Gerçekte bedenin rahata düşkünlüğü ruhun tutkusunu öldürür,sonra da onun cenaze alayının ardından sırıtarak yürür.
Kapılardan geçebilmek için kanatlarınızı kapamayacak,tavana vurmasın diye başınızı eğmeyecek,duvarlar çatlayıp çöker diye nefes almaktan korkmayacaksınız.
...Çünkü sizin içinizde sınırsız olanın meskeni göklerin konağıdır;o konağın kapısı sabah pusu,pencereleri gecenin şarkıları ve sessizlikleridir.
Keşke güneşe ve rüzgara teninizi daha fazla açıp da onları daha az giysiyle kucaklayabilseydiniz. Çünkü hayatın soluğu gün ışığında ,eli ise rüzgardadır.
... Ve işi bittiğinde ormanda güldü.Giyimde edep ahlaksız olanın gözlerinden korunmak için bir kalkandır,unutmayın.
Aslı Erdoğan
Nihat Behram
John Fante
Gündüz Vassaf
Tarryn Fisher
İvan Aleksandroviç Gonçarov
Virginia Woolf
Yekta Kopan
Alparslan Türkeş
Bernard Lewis