Grubun başlıca endişesi yakınlaşma ve ilgilidir.
Benim bakış açımdan,bölmenin doğal çizgileri tedavi edici deneyimi on bir birincil etmene dayanır: 1.Umut aşılama 2.Evrensellik 3.Bilgi aktarımı 4.Özgecilik 5.Birincil aile grubunun onarıcı yinelenişi 6.Toplumsallaştırıcı tekniklerin geliştirilmesi 7.Taklitçi Davranış 8.Bireylerarası öğrenme 9.Grup bağlılığı 10.Katarsis 11.Varoluşsal etmenler
Hasta raporlarını ele geçirmek bir sanattır. Kağıt, kalem ve soru listeleri düzenlemek veri toplanmasını kolaylaştırır, ancak hastanın deneyimlerinin zenginliklerinin ve inceliklerinin kaçırılmasına neden olur. Sorgulayıcı, hastanın deneyim dünyasına ne ölçüde girebilirse terapi deneyiminin raporu o denli açık ve anlamlı olmaktadır. Terapist, kişisel önyargıları baskılayabildiği ölçüde ideal bir sorgulayıcı olur: güvenilir ve hastanın iç dünyasını bir başkasından daha fazla anlar.
Öğüt alma ve öğüt arama davranışı, bireylerarası patolojinin aydınlanmasında genellikle önemli bir ipucudur. Örneğin yalnızca eninde sonunda reddetmek ve ötekilerini engellemek için sürekli onlardan öğüt ve öneri koparan bir hasta,grup terapisti tarafından "yardım-reddedici" ya da "evet ... ama" hastası olarak bilinir.
Sonuçta birey kendisi için önemli diğer insanlardan algıladığı değerlendirmeler temelinde bir benlik kavramı (benlik dinamizmi) geliştirir.
Öz-saygıyla toplumun saygısı birbirine bağlıdır.* Öz-saygı kişinin kendisinin gerçekten değer taşıdığı düşüncesi demektir ve ayrılmaz biçimde kişinin toplumsal ilişkilerindeki deneyimlerine bağlıdır. Sullivan şöyle demişti: "Benliğin yansıtılan değerlendirmelerce oluşturduğu söylenebilir."** Bir başka deyişle, kişinin büyürken başkalarının kendisine karşı tutumları konusunda geliştirdiği inançlar kendisine bakışını ve kendisini değerlendirişini belirler. *D. Miller, "The Study of Social Relationships: Situation, Identity, and Social Interaction" (ed.) S.Koch, Psychology: A Study of Science, Cilt 3, s. 639-737 ** H.S.Sullivan, Conceptions of Modern Pscyhiatry (Londra: Tavistock, 1955), s.22
Hastaların, öfkelerinin ölümcül olmadığının farkına varması önemlidir. Bu kişiler ve diğerleri, sabırsızlık,kızgınlık ya da öfkelerinden kurtulabilir. Birçok hasta için bir saldırının atlatılmasıyla ilgili deneyim de önem taşımaktadır.
Psikoterapide hastalar, kargaşalı iç dünyalarının, acılarının ve bozuk bireyler arası ilişkilerinin hepsinin anlaşılabilir ve böylece denetlenebilir olduğu inancıyla güvenlerini yeniden kazanırlar.
Yaşamımın bir niçini var, nasılına da tahammül gösterecek güce sahibim. (Sayfa 86)
(Sayfa 92)
Sylvia Day
Murat Gülsoy
Kemal Sayar
Nedim Gürsel
Charles Baudelaire
İlhan Berk
Celil Oker
İmam Gazali
Daniel Quinn
Victor Hugo