Hayatta bulamadığın mutluluğu, edebiyatta aramaktır yazmak.
Her küflü oda bir aşk, her aşk da bir ayrılığı yaşar.
Seninle susmak, yanmadan güneşe ayak basmaktır.
Abdestimi bozan gülün dikenini sever gibi sevdim sana yazmayı.
Ben oldum olası düş zenginiyim ve düş bozumu zamanlarda bile sana rastlama ihtimalini fark etmedim. Sana karşı dilsizliğim, kurumuş dudaklarımın suyu özlemesidir. Yalnızlığım, seninle birlikte akmaktır yüksek dağların kıvrımlı vadilerinden.
Sessiz zamanların yalnızlığında, umudu öğrettin bana ve sevmeyi...
Bir kez daha keşfettim, yaşamımın sende yeşeren tarafını...
Ben bir kardelenim güneşini bekleyen. Kardelenler karın altından çıkarmış. Gökyüzüne sevdasından... Derler ki: o küçücük bir çiçek olmasına rağmen meydan okumuş... Onca ıssızlığa rağmen. Onca yalnızlığa bir başına direnmiş... Çünkü onun yüreğindeki volkan gibi duygular, onu asla yalnız bırakmaz, edebiyat yolunda evrenin kalbine çiçeklerini sunarmış. Çünkü son kararı verecek olan yüreğimdir.
Aşk mecburiyet değildir.
Sen aşksın. Aşkımsın. Biliyorum aşkın olduğu yerde hüzün başlar. Zaten sevgilerde hüzünle beslenip kök salmazlar mı?
Friedrich Wilhelm Nietzsche
William Shakespeare
Bernard Lewis
Hüseyin Nihal Atsız
Italo Svevo
Stanislaw Lem
Rebecca Solnit
George R. R. Martin
Michael Ende
David Safier