Aşk, sen olmaktan çıkıp o olmakmış adeta. Ya da onsuz olamamakmış galiba. Gülümsemekmiş içten ve samimi. Aynı zamanda ağlamakmış da hıçkırıklara boğulurcasına. Çığlık çığlığa bağırmak isterken adını, susup oturmakmış yerine. Bildiğin doğruları unutmak, en katı kurallarını yıkmakmış. Onsuz nefes alamamakmış ama onun da ötesinde aynı gökyüzünün altında nefes almanın bile yettiği bir eşsizlikmiş. Onu gördüğün, tanıdığın günmüş miladın. Bir gün biteceğini bildiğin halde bağlanmakmış. Kalbin ne kadar kanarsa kanasın, yaraların ne kadar derin olursa olsun vazgeçememekmiş... En önemlisi de sessizce ve gelmeyeceğini bile bile beklemekmiş aşk. Sayende hepsini yaşadım! Bir de ilk görüşte aşka inanmak lazımmış, seni görünce anladım...