Çocukluğumda masal okudum. Yürüdüm masal, üflediğim masal, soluduğum masal; aşkta yanıp tutuştum, sonunda ben masal oldum.
Yolum der ki; "Gel ve beni izle, çünkü ben senin geleceğinim." "Ve ben hem sana, hem de yola derim ki; Benim ne geçmişim, ne de geleceğim var. Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış."
Aşkın bulutlarından gözyaşı dökmesini bil ki, senin gözyaşlarında topraklarda gül bahçesi yeşertsin.
Aşkın sırrı cehennemden korkmamak ve cenneti arzulamamaktır. Aşkın sırrı su yerine susuzluğu aramaktır. Aşkın sırrı Allah'tan Allah'a yakınlığı satın almaktır. Aşkın sırrı Rabb'imizin bize duyduğu sevgiden dolayı var olduğumuzu bilmektir. Aşkın sırrı hem aşık hem maşuk olmaktır.
Mezarımın yanından geçen sarhoş olur. Mezarımın başında duransa sonsuza kadar sarhoş olur. Mezarımın sarhoşu denize dalsa, deniz sarhoş olur, taşar köpürür. Toprağa girse, mezarda sarhoş olur lahit de.
Aşk benden doğmadı, aşk beni doğurdu.
Gecelerinden birinde gecelerimi anarsam benim edep noksanlıklarımı hiç düşünme, aldırma.
Aşıklarının gönüllerinin yanışıyla gözyaşları akmasaydı, dünyada su da olmazdı ateş de...
Ömür denen kronoloji, " Aşk " ta doğmak için ol'dan öl'e, öl'den ol'a bir yolculuk değil midir? Özün közde yaşamadıktan sonra; ne öz geçmiş vardır, ne öz gelecek! En yakın insanı da, en uzak insanı da aşk ateşinde bulmaktır yaşamak. Her şeyi derinden duyabilmenin yoludur, ruhunu ateşe salmak. Ve ateşin çetelesi tutulmaz takvimlerde.
Kendi göğünde doğmak için uzak bir yıldız misali, kendi uçurumundan düşmen gerekirmiş. Kaderin buymuş yavrum.
Nimet Erenler Gülkökü
Azra Erhat
Aldous Huxley
Ken Grimwood
Fakir Baykurt
Reşit Haylamaz
Stanislaw Lem
Semih Gümüş
Didem Madak
Stieg Larsson