Dünyada herkes sevgilisine can verir. Fakat birinin sevgilisi kan tulumundan ibarettir, öbürünün ki güneştir, ışıktır.
Sen benim Yaradan'dan ötürü yaradılanı sevişim, bir adım gelene on adım gidişim ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin. Sen benim bu günüme şükür ve yarınıma dua edişim, azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin ve kapanmayan avuç içimsin.
Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç senin gerçeğini açığa çıkarabilir. İşte böyle bir anda, ya güneş altında sema et, ya da carmıhını taşı.
Herşey bittiği zaman kainatta, gül ile sevda tekrar dirilir, son bir kez yeşerir son noktayı koyarcasına...
Aşkın yalın hali ise sadece ben.
Aşka sen diye bakmadıktan sonra ben aşkı neyleyeyim?
Aşka değer bir aşk mıdır beni benden alan, yoksa cihanda görülmeyen seslerin muhteşem ahengi midir kalpte yanan.
Taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmamacasına ezelden ebede ferman ferman yazılmış bahtsız ruhumun mücerret rüyası, gönlümü sevda-yı gülü...
Sen sadece sen değilsin, bensin; bendensin, benimsin.
Güle gülmek yaraşır, sevdaya da gül. hani nerde aşkın sahibi gönül? Dur, yorulma! Sevdam sana, gülüm sevdaya. Gülü sakın verme başka sevdalara...
Thomas Mann
Yalçın Tosun
Aliya İzzetbegoviç
Cahit Zarifoğlu
Franz Kafka
Helen Keller
Beşir Ayvazoğlu
Patrick Rothfuss
Salah Birsel
Cemil Meriç