O güzel günler yola çıkmış geliyor.
Insanlar da tıpkı şehir gibiydi; kimisi düzenli bir hayatın peşinde, kimisi de renkli bir hayatın içinde.
Gözlerinizle bakıp imrendiklerinize gönlünüzle baksaydınız iğrenirdiniz.
Sabah vaktinde yatağında uyuyanların değil, uyanık olduğu halde namaz kılmayanların hali ne olacaktı?
Nitekim her neden, bir başka nedeni doğuracak ve de doğduğu ana kadar götürecekti onu. Cıkan sonuç apaçık ortada, herkes kaderine mahkûm ve kader zamanla kol kola ilerlemekte..
Bırakın saatleri, dakikaları, an dediğimiz kısacık parçasının bile gerisinde kalışımız bizlere aczimizi haykırıyordu.
Artık mevsimler de zamansız ve aşk hiçbir mevsime sığmayacak kadar mevsimsiz.
"Yahu memlekette bu kadar muhtaç insan vardı da bizim mi haberimiz yoktu? Yoksa biz mi onlara dünyamızı kapatmıştık? Ne tuhaf, bazı insanlara sinir kapılarımızı açarken, vicdan kapılarını kapatıyoruz!"
"Yahu memlekette bu kadar muhtaç insan vardı da bizim mi haberimiz yoktu? Yoksa biz mi onlara dünyamızı kapatmıştık? Ne tuhaf, bazı insanlara sinir kapılarımızı açarken, vicdan kapılarını kapatıyoruz!"
Bazı sorular cevapları hep aynı çıkmaz sokağa çıktığı için, sorulanı değil soranı yorar.
Şule Yüksel Şenler
Chris Cleave
Mahir Ünsal Eriş
Barış Müstecaplıoğlu
Mario Mazzanti
Philip K. Dick
Marquis de Sade
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Richelle Mead
Recaizade Mahmut Ekrem