Dünyanın bütün nimetleri elinde olsa bile, Onları tadabilecek bir ruh gerekir. Çünkü bizi mutlu eden; Bir şeyin sahibi olmak değil, Tadına varabilmektir...
Kitapları bir yana bırakır da dobra dobra konuşursak, aşk dediğimiz şey, arzulanan bir varlıkta bulacağımız tada susamaktan başka bir şey değildir, gibi geliyor bana.
"Evinden dışarı adım atar atmaz gülmeye başlardı biri."
"İnsanlar anlamadıklarına daha çok inanırlar."
Görevini yaparken en iyileri örnek al kendine, çünkü iyiye öykünmek bütün öğütlerin ortak ilkesidir.
KÖKLEŞEN YANILMALAR '' Bir kişinin yanılması bütün halkın yanılmasına yol açar, bütün halkın yanılması da sonradan teklerin yanılmasına. Böylece yanlışlık elden ele geliştikçe gelişir, biçimden biçime girer; o kadar ki işin en uzağındaki tanık, en yakınındakinden daha çok şeyler bilir; olayı son öğrenen ilk öğrenenden daha inançlı olur. Bunda da şaşılacak bir şey yok; çünkü insan bir şeye inandı mı ona başkasını da inandırmayı bir borç sayar, kolay inandırmak için de anlattığına dilediği gibi çeki düzen vermekten, bir şeyler katmaktan çekinmez: Karşısındakinin karşı koyma gücünü kırmak, onun kafasının alabileceğini sandığı gibi konuşmak ister...''
Ufacık bir toprak davası için halkın içinden on beş kişi seçmeyi akıl ediyoruz, sonra en önemli davamızı bilgisizliğin, haksızlığın ve kararsızlığın anası olan halkın oyuna bırakıyoruz. Akıllı bir kişinin , yaşamını düşüncesiz bir sürünün oyuna bırakması akla uygun mudur?
Benim hizmet ettiğim kanunlar küçük parmağımı bile köle etmeye kalkarsa, nereye olursa olsun gider başka kanunlar ararım.
İnsan en az bildiğine en çok inanır. Bize masal anlatanlar çok rahat konuşurlar; simyacılar, kâhinler, hukukçular, falcılar, doktorlar. Korkmasam bunlara daha başkalarını da katardım: Mesela Tanrının isteklerine sözcülük eden bir takım adamlar vardır; her olayın nedenlerini bilir görünürler; Tanrının yaptıklarında yüce iradesinin hangi sırları gizlediğini görürler. Olup bitenlerin birbirini tutmaması, bir o yana bir bu yana kaçması, bir doğudan bir batıdan gelmesi bu adamları caydırmaz: Yine hep bildiklerini okurlar, aynı kalemle akı da karayı da yazar dururlar.
Plinius?un dediği gibi, herkes kendisi için bir derstir elverir ki insan kendini yakından görmesini bilsin.
Can Dündar
Arif Nihat Asya
Susanna Tamaro
Platon (Eflatun)
Gayle Forman
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Yavuz Bahadıroğlu
Sadettin Ökten
Orhan Duru
Mine Söğüt