Özgürlüğün tadını duyuyor, gecenin hüznü yüreğime doluyordu..
"Günümüzün insanları bütün utançlarını yitirdiler; herkesin içinde bir çocuk bir kızı okşuyor."
"Yaşam denen canavara bir kurban daha mı hazırlamak istiyorsunuz? Peki... Kurbanlarla o canavarı doyuracağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz!"
"insan için yapılan herşey yararlıdır. Şarkı da söylemeli, dans da etmeli, neşeli yaşamak için kahkahada atmalı. Fakat tiyatro neşelenecek yer değildir, başka yararları da vardır. Tiyatroya gidenler meyhaneden ayaklarını keser."
"Üzülmeyin, günah çıkaracak nice fırsatlar doğar."
"Bakın, size bir şey söyleyeyim mi? Kölelerin kanıyla beslenmiş insanların soyluluk taslamasından nefret ederim."
"İnsanın cebinde parası olması yetmez, biraz da ruhunda soyluluk olmalı..."
İnsanlar yaşarlar, yaşarlar, bir süre sonra bazı şeyleri kabullenirler. Zamanla daha çok alışırlar bu yaşadıklarına ve onları adet edinirler, kural, yasa olarak koyarlar!
Biliyor musunuz, çok yalnızım; dünyada hiç kimsem yok! İnsan susar, susar, ama bir gün gelir, ruhunda biriken şeyleri ansızın boşaltmaya başlar... O zaman da, ağaçla da konuşmaya razı olur.
...bu anlamsız, karanlık ve ölü dünya içinde yalnızlığımın bilinci, kül altında bir ateş gibi gıcırdıyordu.
Federica Sgarbi
Celal Şengör
Emrah Serbes
Özdemir Asaf
William Shakespeare
Albert Einstein
Nimet Erenler Gülkökü
Peyami Safa
Neil Gaiman
Yukio Mişima