Suçlu mağdurun kurbanıdır çoğunlukla.
Hayatı çalışmak yoluyla sevmek hayatın en derin sırrına ermek demektir. Fakat eğer ıstırap çekerken, doğduğunuz güne lanet edip bedeninizin yükünü taşımayı alnınızın kara yazısı sayıyorsanız, o zaman size cevabım şudur: Yazılanı silecek olan sadece alın terinizdir.
Aşk sizi çağırdığı zaman onu izleyin.Yolları yokuş ve dik olsa da.
Pişmanlık zihni cezalandırmaz, bulandırır.
Aşk hiçbir şey vermez, kendinden gayrı ve hiçbir şey almaz, kendinden gayrı. Aşk sahip olmaz, ne de sahip olunabilir. Zira aşk kafidir aşka.
Birbirinizi sevin, ama aşk pranga olmasın aranızda.Ruhlarınızın kıyıları arasında hep dalgalanan bir deniz olsun aşk.
Yalnız ve yuvasız uçar kartal güneşin önünde.
Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi değil.
İçinizdeki iyiden söz edebilirim ama kötüden edemem.Çünkü kötü kendi açlığı ve susuzluğu nedeniyle işkence çeken iyiden başka nedir ki ?
Ölüm korkunuz, kendisini onurlandıracak olan kralın huzuruna çıkan çobanın titremesinden başka bir şey değildir.
Sezai Karakoç
Necib Mahfuz
Richard Brautigan
Cengiz Gündoğdu
Vehbi Vakkasoğlu
Jostein Gaarder
Ali Fuat Başgil
Mo Yan
Haruki Murakami
İhsan Oktay Anar