Sonsuz bir kutlama töreniydi bu, devlet işleri kendiliğinden yola girmişti,ulus kendi yolunda yürüyordu, hükümet ,kendisiydi tek başına; hiç kimse,keyfi yönetimini sözle de eylemle de bozmaya yeltenmiyordu,zaferinde öylesine yalnızdı ki,düşmanları bile kalmamıştı artık.
Sırttan yendiği kurşunun ona işlemeyeceği efsanesinin doğruluğuna gitti aklımız ; önden yendiği kurşun gövdesine çarpar çarpmaz seker,tepip saldırganı hedef alırmış,ancak kendini onun uğrunda feda edecek kadar seven birinin sevecenlikle ateşlediği bir silah yaralayabilirmiş onu.
Tarihteki ünlü zorbaların çoğu gibi piç olduğunu biliyordu.
Tanrı'nın yöntemleri bize göre ne kadar da acımasız diye düşündü.
Yabancı,en ufak bir alçakgönüllüm göstermeden,insanın yurdu uğruna ölmesinden daha büyük bir onur yoktur ekselans,demişti,general gülümsemişti,acımıştı, eşeklik etme oğlum,demişti,yurt demek sağ kalmak demektir,hepsi bu.
En büyük düşmanın, insanın içinde,yüreğinin dibinde yattığına ilişkin inancı büsbütün pekişmişti.
"Kendinin ve başkalarının özlemlerinden oluşan ölümcül mızraklarla yüreği delik deşik olarak, kurumuş gül fidanlarının üzerindeki örümcek ağlarının direncine, ayrıkotlarının yılmazlığına, parlak şubat sabahını dolduran havanın sabrına hayranlık duydu."
Neden kadınlar her şeyi kendileri icat etmiş gibi üstün davranırlar böyle, nasıl her şeyi böyle erkekçe becerirler?
Hayatımda hiçbir erkeğin beni mutlu etmediği ölçüde gönlümü alan o adamın var olmadığı bir dünya düşünemiyorum.
Çünkü halk dediğin,budala rezillerden oluşmuştur.
Glenn Meade
Isabel Allende
Robin Sharma
Cahit Zarifoğlu
Özdemir Asaf
Mustafa Armağan
Doğu Perinçek
Nikolay Vasilyeviç Gogol
John Fante
Jan-Philipp Sendker