Düşün bir kere, domuz kesildikten sonra en güzel, en büyük karanfili hayvanın kıçına sokuyorlar.
Eğer mutlu olmak istiyorsan yabancılara içini dökme.
İnsanlık, bir bedel ödemeden ilerlemiyor.
Böyledir işte. İnsanın nankörlüğü sınır tanımaz.
Önemi yok. Büyük şeyler için bekleyen, küçük şeyler için de bekleyebilir.
Kötü bir durumun en kötü yanı, bize yalan söyletmesidir.
Dünya öylesine çiçeği burnundaydı ki, pek çok şeyin adı yoktu daha ve bunlardan söz ederken parmakla işaret edip göstermek gerekirdi.
Burası, kimsenin otuzunu geçmediği ve kimsenin ölmediği gerçekten mutlu bir köydü.
Keşif kolundakiler, çizmeleri buram buram tüten petrol gölcüklerine bastıkça, palaları kan kırmızı zambaklarla altın sarısı semenderleri doğradıkça, bu nemli ve sessiz cennette Adem'in günahından da eskilere giden anılarına kapıldılar.
Ve bütün yazdıklarında boy boy, biçim biçim Remedios yer alıyordu: Öğlenin ikisinde herkese uyku getiren ağır havada Remedios vardı, güllerin tatlı kokusunda Remedios, ışığa üşüşen pervanelerin gizinde Remedios, her zaman, her yerde Remedios vardı.
Jean de la Fontaine
Gündüz Vassaf
Samuel Beckett
Marquis de Sade
Mustafa Balbay
Sevim Burak
Ali Kırca
Jiddu Krishnamurti
Niccolo Machiavelli
Linda Howard