Bir ölü gördüğümde, ölümü, bir gidiş anına benzetirim. Ceset ise, üzerimizden çıkardığımız giysileri hatırlatır.
Çünkü, gördüğüm şeylerin boyundayım ben, Kendi boyumda değil.
Anlamak için, kendimi yok ettim. Anlamak, sevmeyi unutmaktır.
Düşlerim saçma birer sığınak, yıldırıma karşı şemsiye açmaktan farkı yok.
Üstün bir insana yakışan yegâne tavır, yararzız olduğunu bildiği bir işi inatla sürüdürmek...
Bilmemek hayatımız olsun! Hissettikçe unutalım!
Asıl eylem insanı, hayalcidir.
Uykusuz uykular uyuyordum.
Her yeni sonbahar, göreceğimiz son sonbahara biraz daha yakındır...
Her şey hiçtir(...) Her şey gölge ve uçan tozdur; duyulan tek ses rüzgârın havalandırıp sürüklediği şeylerden gelir, rüzgârın ardında bıraktığından başka sessizlik de yoktur.
Ahmed Günbay Yıldız
Gustave Flaubert
Maeve Binchy
Dean R. Koontz
Carl Gustav Jung
Christian Jacq
Ken Grimwood
Ökkeş Şendiller
John Hart
Berna Moran