"neden çok sevmek için ender olarak sevmek gereksin ki?"
"Bir insan söylediği şeylerden daha çok söylemedikleriyle insandır."
"Kişi ancak olanaksızı elde etmek için Tanrı'ya yönelir. olabilene gelince, insanlar yeter onu bulmaya."
"... Bir insanın yenilgileri, koşulları değil; o insanın kendisini yargılar."
Değil mi ki yaşam bir yerde ölümle -yani yoklukla- sonuçlanıyor, öyleyse nedir bu didinip durma, bu yedim-içtim, aldım-verdim, benim-senin kavgasının anlamı ?
Kulağımı yüreğimin atışına veriyordum. Bunca zamandır bana arkadaşlık eden bu gürültünün durabileceğini bir türlü aklım almıyordu.
Kocasını unuttu, ama çocuklarının babasından hâlâ söz eder.
Her şey ortada, öyleyse hiç.
Sağlıklı bütün insanlar, sevdiklerinin ölümünü az çok arzu etmiştir.
Fakat sözümü kesti, karşımda dimdik durarak ve beni yüreklendirerek, Tanrı'ya inanıp inanmadığımı sordu. Hayır, dedim. Hoşnutsuzluk içinde yerine oturdu. Bunun mümkün olmadığını her insanın, hatta ondan yüz çevirenlerin bile Tanrı'ya inandığını söyledi bana. O böyle inanıyordu, bundan bir an bile şüphe etse hayatının anlamı kalmayacaktı.
Erich Fromm
Ahmet Mithat Efendi
Hasan Ali Toptaş
İlhan Berk
Woody Allen
Stefan Zweig
Susanna Tamaro
Edgar Allan Poe
Philippa Gregory
İpek Ongun