Gökyüzü herkese mavi ama herkes bakamıyor işte o gökyüzüne...
Elinde iki tren bileti olsun, onları raylara savuralım, sonra kaçak binelim trene, kaçak olsun adımız sırf birbirimizden kaçamadığımız için...
Bazı şarkılar ansızın çıkar karşına ve onlardan kaçamazsın, hatırlatır da hatırlatır. Ağlatır da ağlatır.
Şarkılar gözyaşlarının üzerini örtemez çünkü notalarda ıslanır.
Bilmediğin bir şarkıya eşlik edersin bazen, hiç sevmediğin türde bir film izlersin. Sırf o aldı diye en sevmediğin renkteki kazağı üzerinden çıkarmazsın. O yürümeyi seviyor diye yürürsün...
Aşk iyi hissettirir çünkü kısmi aptallıktır.
Belki şu an ikimizin olmayan bir şarkıyı ayrı şehirlerde başka insanlar yüzünden seviyoruz. Belki karşıma çıkman bir tren biletine bakar, belki de o tren hiç geçmez benim şehrimden.
Aşk neydi diye düşündüğüm oldu ama cevabını bulacak kadar düşünmedim hiç. Ben genel olarak yürüdüm, bazen arkama bakmadan, saatlerce...
Oysa huzur vazgeçtiğin hayallerinde saklıdır.
Çok çabuk tüketiyoruz aşkı, sevgiyi, paylaşılanları, özlemleri, seni, beni, sonunda bizi ve yanımızda kalan tek şey şarkılar oluyor.
Savaşımız dünyadaki bütün çocuklara çikolatanın tadını öğretmek olmalı.
İnsanın kalbi söz dinlemez ve karşısındaki acı verse de sever. Zaman zaman vazgeçmek istersin ama yapamazsın. Alışmışsındır bir kere acı çekmelere...
Doğan Cüceloğlu
Ahmed Günbay Yıldız
Konstantin Stanislavski
Celal Şengör
Noam Chomsky
Sinan Sülün
Necib Mahfuz
Albert Camus
Nick Hornby
Marc Levy