Ne istiyorlardı senden Selim ? Belki sen çok şey istiyordun onlardan. Verdiğin hiç olmazsa küçük bir parçası kadar bir şeyler istiyordun. Sonunda kaçıyorlardı. Hayır , sen kaçıyordun. Hayır kaçmıyordun; insana ihtiyacın vardı. İnsan arıyordun canım kardeşim. Bunda utanacak ne vardı?
Yeni bir dünya var, anlıyor musun Olric? Herşeyi geride bırakmak gerekiyor. Bir sabah kalkacaksın, arkana bakmadan... Hürriyet kötü bir kavram Olric. Öyle anlattıkları gibi özlenecek bir ortam değil. Bu hürriyet kulağıma kötü şeyler fısıldıyor Olric. Duymak istemiyorum.
Her gün yeni baştan yaşamak mümkün olacak mı dersin? Bir gün öncesine korkak bir bezdirganlıkla sarılmadan yaşayabilecek miyiz? Yoksa yarından korktuğumuz için, düne köle gibi bağlanacak mıyız ?
... artık üzülemez mi insan? Buna kimseyi inandıramaz mı ? Onu bana anlatın... bana yardım edin, diyemez mi ? Çünkü onu sevenler, onun böyle kaybolup gitmesine razı olamayacaklardır. Herkes bir yerinden tutup canlandıracaktır onu. Mesele onun ölmesi değil, yaşamasıdır benim için. Anlıyor musunuz ?
Bütün hayatımızı yersiz çekingenliklerle mi geçireceğiz Olric? Cesareti yalnız kafamızda mı yaşayacağız?
Camus'nün 'Ontolojik mesele yüzünden ölen kimseye rastlamadım' sözünü okuyunca, 'Biri bu yüzden ölmeli , intihar etmeli' diye bağırmıştı. Ona, kimsenin soyut düşünceler nedeniyle kendni öldürmediğini söyledim. Benim de Camus gibi bir ahmak olduğuma karar verdi.
Onu harika çocuk bulmalarında şikayetçiydi: 'Şimarıyorum sonra öyle aptalca bir söz ediyorum ki hepimiz pişman oluyoruz. Oysa ben hiç yanlışlık yapmak istemiyorum. Çünkü yüzde yüz saf olan bir şey kendinin aynıdır. Bende kendim gibi olmak istiyorum.'
Belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi. Ayaklarımın ucuna basarak yürürüm yataktan kalkınca. Tahtalar gıcırdar. Hayır, zamanla öğrenirim hangi tahtaların ses vermediğini. Sonra ne yaparım? Uyanmadı, çayın hazırlandığından haberi yok diye sevinirim. Bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçridim albayım. Artık ne olacaksa olsun istiyorum. (Syf 23)
Hayalimdeki günleri bile böyle küçük hesaplarla geçirdim işte albayım. Aklımın içini örümcek ağları sardı; kafamın sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar birikmeye başladı; kurduğum hayaller, bir bekar odasının dağınıklığına boğuldu. Düşüncemin duvarlarına resimler asmak istediğim halde bir türlü olmadı. Belirli noktalara biriken eşya, odanın çıplaklığını daha çok ortaya çıkardı. (Syf 24)
Hayatının devrelerle anlatılmasını isterdi Selim. Wilde devri, Gorki devri gibi.
Cengiz Gündoğdu
Jonathan Swift
Honore de Balzac (Honoré de Balzac)
M. Fethullah Gülen
Tiziano Terzani
Bernard Lewis
Mahir Ünsal Eriş
Jean Paul Sartre
Murat Belge
Ayfer Tunç