Neler söylüyorum Yarabbi! Beni nerelere sürüklüyorsunuz?
Artık her şeyi duydum geriye dönemem.
Bütün sözleriniz kulaklarımda çınlıyor demek ki ben aşağılık bir şeyim.
Öfke yerine yine bir suçluluk duygusu kaldı geriye.
Belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi. Ayaklarımın ucuna basarak yürürüm sabah kalkınca. Tahtalar gıcırdar. Hayır, zamanla öğrenirim hangi tahtaların ses vermediğini. Sonra ne yaparım? Uyanmadı, çayın hazırlandığından haberi yok diye sevinirim. Bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım. Artık ne olacaksa olsun istiyorum.
-Söyle de içine hicran olmasın. -Hicran oldu anne.
Bense çok ileri gitmiştim Albayım, evlenmeye karar vermiştim.
Demek ki ben de bu işin içinde, daha başlangıçta yürümeyen bir şeyler seziyordum.
Midemden başıma doğru yükselen bir boşluk olup biteni anlamamı güçleştiriyordu.
Damat sevgisi Albay'ım insan sevgisine oranla çok kısa sürüyor.
Sinan Sülün
Ercan Kesal
Canan Tan
Gustave Flaubert
Robin Sharma
Cem Mumcu
Richard Bach
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Füruğ Ferruhzad
Arthur Rimbaud