"Tüm kurtuluşlar geçicidir,"
Acı Olmadan Mutluluğun Değerini Bilemeyiz
"Peki, neden tatillerde eve gitmiyorsun?" diye sordum. "Sadece hayaletlerden korkuyorum, Tıknaz. Ve ev onlarla dolu."
"Şişşt," dedi. "Uyuyorum." Aynen böyle. Saatte yüz kilometreyle giderken bir saniye içinde uykuya daldı. Koltukta yanına uzanıp kollarımı ona sararak uyumayı çok istedim. O filmlerdeki gibi sikmeyi değil. Sevişmeyi bile değil. Yalnızca sözcüklerin en masum anlamıyla, beraber uyumayı. Ancak cesaretim yoktu ve onun bir erkek arkadaşı vardı; ben ahmaktım o ise göz kamaştırıcıydı; ben umutsuz derecede sıkıcıydım; o ise sonsuz büyüleyiciydi. Böylece odama geri dönüp alt ranzaya yığıldım; insanlar yağmur olsaydı, diye düşündüm, ben serpinti olurdum, o ise kasırga.
"Gece hızlı çöküyor. Bugün geçmişte kaldı," dedi kafasını kaldırmadan.
"Tıknaz, benim hakkımda anlaman gereken şey şu ki ben derinlemesine mutsuz bir insanım."
Bir noktada gökyüzüne bakmayı bırakmak zorunda kalacaksın ya da bir gün aşağı bakıp kendinin de uçup gittiğini göreceksin.
Margo Roth Spiegelman benim mucizemdi."
"Görünüşe göre dünya dilek gerçekleştiren bir fabrika değil."
"Acının olayı bu," dedi Agustus ve ardından bana baktı."Acı hissedilmeyi talep eder."
Ökkeş Şendiller
Nuri Pakdil
Batuhan Dedde
Enver Aysever
Panait Istrati
William Shakespeare
Nermi Uygur
Truman Capote
Ursula K. Le Guin
Doğan Yurdakul