İçinde yaşadığı dünyayı iyice tanımıştı. Bu dünya acımasızdı. Kaba, sert ve soğuktu. Sevgiden, okşamadan, sevecenlikten eser yoktu...
Bir şeyin neden öyle olduğuna kafayı takmazdı. Nasıl olduğunu bilmek yetiyordu ona...
Yaşam, yaradılış amacına uygun hareket etmeyi hedefleyenleri, başarının doruğuna çıkarır...
Her kazadan sonra yeni şeyler öğreniyor, tecrübesi giderek artıyordu.
Öylesine dalmıştı ki bu işe, mutlu olduğunun bile farkında değildi.
Bundan böyle bilmediği şeylerin dış görünüşü karşısında doğal olarak her an uyanık ve kuşkucu olmaya karar verdi. Bir şeye güvenmeden önce o şeyin her halini öğrenecekti.
Korku ve bilinmeyenin gizleri, yaşama tutkusunu arttırıyordu.
Son derece acımasız, dayanıklı ve akıllıydı artık. Bütün bu nitelikleri elde etmek zorundaydı, yoksa içinde bulunduğu bu düşmanca ortama ayak uydurup yaşayamazdı.
İçinde yaşadığı dünyayı iyice tanımıştı. Bu dünya acımasızdı. Kaba, sert ve soğuktu. Sevgiden, okşamadan, sevecenlikten eser yoktu.
Tüm korkaklar gibi o da acımasızdı. Diş geçiremediği insanların yumrukları ve sözleri karşısında hemen geri çekilirdi, ama kendinden daha zayıf birini buldu mu öcünü ondan almaya kalkardı.
Zülfü Livaneli
Marquis de Sade
Cezmi Ersöz
Nermi Uygur
Darynda Jones
Glenn Meade
Metin Altıok
İlhan Berk
Linda Howard
Sinan Yağmur