O her şeyin mutlaka bir iz bırakacağına inanıyordu, izsiz şey olamazdı; kuşların bile izi vardı gökyüzünde, sözcüklerin dişte, bakışların yüzde....
Eski sokakları, eski evleri ve eski sessizlikleri görmek için seyrettiğim "Yeşilçam filmlerindeki bazı sözleri de unutamıyorum bunlarla birlikte. Bir filmde, bir kızın güzelliğinden söz ederken oyunculardan birinin arkadaşlarına dönerek, ?Kız öyle güzel ki, ben dönüp bakmasam bile gövdemin içinden iskeletim dönüp bakıyor,? demesini unutamıyorum sözgelimi. Bir başka filmde de, Sadri Alışık tarafından canlandırılan karakterin, ?sokak köpeklerine selam vermek adam olmaya çeyrek var demektir,? cümlesini unutamıyorum.
O gün, Tanrı?nın kendine sorduğu en zor bilmeceydin sen ve ben, çözmek bana düşmüş gibi sevinçliydim.
O gün, Tanrı?nın kendine sorduğu en zor bilmeceydin sen ve ben, çözmek bana düşmüş gibi sevinçliydim.
Başka bir deyişle, Hitler ?in fırınlarından Saddam?ın davranışlarına, Bush?un planlarından Füsun?un düşlerine kadar her şey insaniydi
Zaman hep geleceğe mi akar
Düşlerimize günah derlerdi de, tenimiz yeşillendikçe her ayvada bir diş bırakırdık fitre yerine..
Yalnızlığıma damlayan şarap lekesi yetecek sana.
Yalnızlığıma damlayan şarap lekesi yetecek sana.
Sutyeni, erotik bir sözcük gibi telgraf tellerine takılıp kalmış, çoraplarıysa otomobillerin rüzgârıyla şişip caddelerde gezintiye çıkmıştı.
Charles Bukowski
Rahmi Vidinlioğlu
John Hart
Martin Lings
Orhan Duru
Ahmet Şerif İzgören
Tomris Uyar
Etgar Keret
Judith McNaught
Bediüzzaman Said-i Nursi