İnsanın sonunda başkalarının sandığı gibi biri olmaması olanaksız.
Her şeye karşın, yüreğin belleğinin kötü anılarını sildiğini, iyileri büyüttüğünü, geçmişe katlanmayı bu hile sayesinde başardığımızı bilmeyecek kadar gençti daha.
Salgın başladığı gibi ansızın bitti, hasarın niceliği de hiçir zaman bilinemedi; saptanması olanaksız olduğundan değil, kendi felaketimizden duyduğumuz utancın bizim en olağan özelliklerimizden biri olduğundan.
...Ama insanlar her zaman annelerinin onları dünyaya getirdiği zaman doğmadıkları, yaşamın onları bir kez daha, hem de sık sık kendi kendilerinden doğmaya zorladığı düşüncesine kaptırdı kendini.
''Belki de bu nedenle birçok şey yapıyor'', dedi, ''düşünmek zorunda kalmamak için.''
Toplumsal yaşamın sorunu, korkuyu yenmek, evlilik yaşamının sorunu ise can sıkıntısını yenmeyi öğrenmektir.
''İnsan bir şey satmak istediği zaman dil öğrenmelidir,'' diyordu alaycı alaycı gülerek. ''Ama insan bir şey satın almak istediğinde herkes anlar nasıl olsa.''
Yağmur, düşünebilmesi için bir güneş kırıntısı bile vermiyordu ona.
...kimin daha ölü olduğunu soruyordu kendi kendine üzüntüyle: ölenin mi, yoksa geride kalanın mı.
Ölümü umursadığı yoktu; ama yaşam çok şey demekti. O yüzden de idam hükmü verildiği andaki duygusu korku değil, özlem oldu.
Pınar Çekirge
Erol Güngör
Ken Grimwood
Sigmund Freud
Federica Sgarbi
İmam Gazali
Johann Wolfgang von Goethe
Lale Müldür
Oğuz Atay
Harlan Coben