Ah benim nergis kokulu cehaletim... Ruj lekeleri bıraktın bardaklarda Anlatmak isterdin kendini durmadan Bir bardağa bile olsa.
Vasiyetimdir: Bin ahımın hakkı toprağa kalsın...
Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
Ben acılarımın başını Evcimen telaşlarla okşadım bayım.
Annem Ki beyaz bir kadındır Ölüsünü şiirle yıkadım. Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım. Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Acının ortasında acısız olmayı, Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım. Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım. Aşk diyorsunuz ya, İşte orda durun bayım Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım Kendimin ucunda Öyle ıslak, Öyle kötü kokan, Yırtık ve perişan. Siz aşkı ne bilirsiniz bayım Aşkı aşk bilir yalnız!
Geçmişim acıyor şimdi, yalnız benim değil Benim ülkemin geçmişi de acıyor mesela.
Zamanı sarışın bir kedi olarak yarat baştan Allah'ım Bırak okşayayım.
Acıyı hangi dile tercüme etsek şimdi yalan olur Pollyanna
Hayatım bir mutsuzluk inşaatıydı Pollyanna Çimento, demir, çamur... Duvarlarımı şiir ve türkü söyleyerek sıvardım. En üst kattan düşerdim her gün Esmer bir işçi gibi dilini bilmediğim bir dünyaya Hayatım bir mutluluk inşaatıydı Pollyanna Sana ve mutluluğa yazılmış mektuplarıma Cevap beklediğim zamanlarda.
Anlatarak bitiriyorum hayatımı Bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat
Panait Istrati
Ümit Yaşar Oğuzcan
Olivia Cunning
O. Henry (William Sydney Porter)
William Shakespeare
S. Ahmet Arvasi
Michel Foucault
Zülfü Livaneli
Halide Edib Adıvar
Colleen Hoover