Sevdiğimiz ruhun üzerine eğilerek, orada bir aynadan görür gibi hangi görüntüyü verdiğimizi görebilseydik sadece! Kendimizi okuduğumuz gibi, hatta daha iyi okuyabilseydik keşke başkalarını! O zaman şefkat ne kadar huzurlu yaşanır, aşk ne kadar saf olurdu..!
Bir tren! Gece ya da gündüz, hangi saatte olursa olsun.. Beni alıp götürsün! Burada boğuluyorum..
'' Kitabım kendisinden çok, kendi kendinle ilgilenmeyi öğretsin sana. Sonra kendi kendinden çok, kendi dışında kalanlarla ilgilenmeyi... ''
? Korkuyorum. Onu korkutmaktan korkuyorum, anlıyor musun? Hissettiğim bu uçsuz bucaksız mutluluğun onu ürkütmesinden korkuyorum!
"Her türlü kötülüğü yapmaya muktedir iken kötü bir şey yapmamak, işte budur iyilik."
Pek çok kadında bulunan bu katlanılmaz kusurdan kendimi korumak isterdim: Sürekli sevgiliye yazmak...
Güzel geleceği bekleyerek, Görkemli gençliklerimizi eskittik ... Bazıları için ruhumuzu körelttik, Yine de asiliz, asil .. Pişman değiliz ... !
Evet dostum, senin de söylediğin gibi, doğanın anlaşılmaz ilahisinde ben de bir sevince özendirme olduğunu anlıyor ve hissediyorum. Kuşların her şarkısında bunu duyuyor, her çiçekte bunu kokluyorum, dua etmenin tek şeklininse hayranlık duyma olduğu sonucuna varıyorum..
Sitem etmeden duramadım, bugünkü mutsuzluğumun hangi mutluluğun yasından geldiğini gösterdim...
Bir kelime her şeyi açıklayacaktır, neden söylemeye cesaret edemiyorsun..?
Metin Altıok
John Hart
Henry David Thoreau
John Fowles
Mine Söğüt
Grigory Petrov
Ömer Nasuhi Bilmen
Senai Demirci
Emre Kongar
Richard Brautigan