Andre Gide
- Doğum: 1869
- Ölüm: 1951
- Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve an... (devamı)
Düşüncelerimin dağınıklığını anlatmayacağım.Kafamın içi akşama kadar baştan başa bekleyişle doluydu.Isabelle'ı gerçekten sevebilir miydim?Şüphesiz hayır;ama yüreğime işleyen o zorlu dürtüye bakılırsa,yanılmış olamaz mıydım?Merakımın içinde tutkunun bütün sabırsızlığını,canlılığını,insanı ürperten sıcaklığını görüyordum.Keşiş'in son söyledikleri beni büsbütün kışkırtmıştı.Gratien vız gelirdi bana.Dikenli çitlerden aşar,kızgın korlar üstünde yürüyebilirdim artık.
"Bize bizden doğmayacak ne gelebilir ki? Bizden bizim daha önce tanımadığımız ne çıkabilirdi ki?''
"Mutluluk burada, çok yakınımda olsa, kendini bana sunsa... Ona ulaşmak için şöyle bir elimi uzatsam..."
Çocukluktan beri yapmak istediğimiz bir sürü şeyi yapmaktan, sadece etrafımızdakiler "bu işi yapamaz" dediği için, kim bilir kaç kere vazgeçmişizdir...
Elsa Triolet tavsiye ediyordu geçenlerde Beyaz At romanında okuduğum kadarıyla...Şimdi de Julien Salmon'a ait Mükemmel Cinayetler polisiye/gerilim romanının -ki bu Yazar'ın ilk eseridir- 25.sayfasında bahsediyor Vatikan'ın Zindanları adlı Andre Gide'ye ait bu romandan.İşte 25.sayfadaki cümleleri: Vatikan Zindanları'nda,Gide'nin kahramanı Lascadio gereksiz,nedensiz ve tümüyle bağımsız bir cinayet tasarlıyor.Trendedir ve yoldaş olarak kompartımanında sadece zavallı Fleurissoire vardır.(...) On ikiye kadar saymaya ve o sırada trenin geçtiği yerlerde bir ışık görürse Fleurissoire'ı pencereden atmaya karar veriyor.
20 Mart 2013
Düşüncelerimin dağınıklığını anlatmayacağım.Kafamın içi akşama kadar baştan başa bekleyişle doluydu.Isabelle'ı gerçekten sevebilir miydim?Şüphesiz hayır;ama yüreğime işleyen o zorlu dürtüye bakılırsa,yanılmış olamaz mıydım?Merakımın içinde tutkunun bütün sabırsızlığını,canlılığını,insanı ürperten sıcaklığını görüyordum.Keşiş'in son söyledikleri beni büsbütün kışkırtmıştı.Gratien vız gelirdi bana.Dikenli çitlerden aşar,kızgın korlar üstünde yürüyebilirdim artık.
"Bize bizden doğmayacak ne gelebilir ki? Bizden bizim daha önce tanımadığımız ne çıkabilirdi ki?''
"Mutluluk burada, çok yakınımda olsa, kendini bana sunsa... Ona ulaşmak için şöyle bir elimi uzatsam..."
Çocukluktan beri yapmak istediğimiz bir sürü şeyi yapmaktan, sadece etrafımızdakiler "bu işi yapamaz" dediği için, kim bilir kaç kere vazgeçmişizdir...
Elsa Triolet tavsiye ediyordu geçenlerde Beyaz At romanında okuduğum kadarıyla...Şimdi de Julien Salmon'a ait Mükemmel Cinayetler polisiye/gerilim romanının -ki bu Yazar'ın ilk eseridir- 25.sayfasında bahsediyor Vatikan'ın Zindanları adlı Andre Gide'ye ait bu romandan.İşte 25.sayfadaki cümleleri: Vatikan Zindanları'nda,Gide'nin kahramanı Lascadio gereksiz,nedensiz ve tümüyle bağımsız bir cinayet tasarlıyor.Trendedir ve yoldaş olarak kompartımanında sadece zavallı Fleurissoire vardır.(...) On ikiye kadar saymaya ve o sırada trenin geçtiği yerlerde bir ışık görürse Fleurissoire'ı pencereden atmaya karar veriyor.
20 Mart 2013
Thomas Harris
Yılmaz Odabaşı
Reşit Haylamaz
Murat Gülsoy
Kürşat Başar
Burçak Çerezcioğlu
Ferit Edgü
Halit Ertuğrul
Halid Ziya Uşaklıgil
Behiç Ak