Franz Alexander, 1946'ta psikanalitik iyileşme mekanizmasını tanımladığında "onarıcı duyusal deneyim" kavramını öne sürmüştü. Tedavinin temel ilkesinin "hastayı daha uygun koşullar altında, geçmişte baş edemediği duygusal durumlara maruz bırakmak" olduğunu söylemişti.
Yaşamının mercek altına alınmasından gizliden gizliye zevk almayan bir hastayla henüz karşılaşmamıştı.Mercek ne kadar detaylı gösterirse hasta o kadar zevk alırdı .İncelenmekten alınan keyif o kadar büyük olurdu ki Breuer yaşlanlanma sevdiklerini kaybetme ve dostlarından uzun yaşamanın aslı acı yanının sizi inceleyen gözlerin bulunmaması olduğuna inanırdı.
Oysa kelimeler yalnızca not düşmeye yarar. Melodiyi oluşturan fikirlerdir. Yaşamımızın çatısını da fikirler oluşturur.
Geçmişini kabullenmek için ümidini yitirmen gerekir.
Bazen sahip olmadığım hayatın yasını tuttuğumu düşünüyorum.
Belki de gerçek hayatın Billy'yle geçmişte kaldığı fikrine fazla saplanmıştım.
Şu an hayatın içinde değilim. Onu erteliyorum. Hayatımı an be an deneyimlediğimi, tadını çıkardığımı söyleyemem.
Mezun oldukları liselerin pilav günlerinde, genelde çok tanımadıkları birine, bazen de eski erkek arkadaşlarına aşık olan çok insan tanıdım. Çoğu bu kişilerle evlendi. Bu evliliklerin bir kısmı başarılı oldu, bazıları ise felaketle sonuçlandı. Ben bu kişilerin çoğunun çağrışımla aşık olduğuna inanıyorum. Onların asıl sevdiği, gençliğe özgü neşeydi, okul günleriydi, önlerinde uzanan o heyecan dolu yaşama atılmak için duydukları sabırsızlıktı. Gerçekte, belli bir kişiye aşık değillerdi.
Fikriniz olmazsa, "zarar gördüm" diye bir şikayet olmaz; "zarar gördüm" diye bir şikayet olmazsa zarar da olmaz.
Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın.
Sylvia Plath
Beyazıt Akman
Elif Şafak
Hüsnü Arkan
Elizabeth Noble
Murat Uyurkulak
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır
John Flanagan
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Max Weber