Hz. Bilal kayanın altında işkence görürken (karşı tarafa göre pis bir köle gibi görünen Bilal için) Peygamberimizin elçileri büyük miktarda para ödeyip onu kölelikten kurtardı. Verilen paraya bakıp akıl erdirememişlerdi. Bu parayla köleliğin kalktığını, Müslümanların en büyük ibadeti olan namaza ilk çağrı olan ezanı Bilal'e okutulacağını nereden bileceklerdi? Günlerce taşın altında ''Ehed'' diye çığlıklar atan ''La İlahe İllallah'' diye sözünden dönmeyen Bilal'in sesi günlerce Müslümanların kulaklarını tırmalayıp uyutmadı. Bizler o gün bugündür her ezanda Bilal'in çığlıklarını ve kurtuluşunu işitip namaza koşuyoruz.
Şeytan ve kapitalizm, hızdan kazanır. Hızlandıkça şuurunuzu kaybederek hatalar yaparsınız, yaptığınız hataları da tabii ki yine kapitalizmin modern rahipleri; avukatlar, psikiyatristler, psikologlar, kişisel gelişim uzmanları, ilaç tüccarları düzeltecektir.
Binlerce yıldır dokunarak uğruna ruhumuzu kirlettiğimiz varlıkların kalıcı olmadığını gördüğümüz halde, maddede direniyor olmamız, insanoğlunun akıl ve tecrübe açısından iki adım ilerleyemediğini göstermiyor mu?
Allah'ın cebinden peygamberi çalan arkadaşların olsun.
Mehtabı kiralayacak kadar mutluluğum yoktu artık, perdeleri aralayacak kadar cesaretimin yanısıra, kapımı kirişe bağlayan paslı çivilerin mecali de kalmamıştı.
İnan hayatın anlamı var. Anlamın bir anlamı yok! Anlamın anlamını anlamak, karşılıksız kalmış sorularımızın tesellisidir.
''Çıkıp giden değil, aslında kalandır terkeden.''
Seninle rakseden kuşlar orkestrasında, bütün sabahlar güzeldir. Anarşist rüzgarlara karşı kaptanlık yaptırırken; pırasa yemeğini dahi yemenin çekilir yanı oluyor. Hele benim gibi bir çatlağa yaşama ümidi vermen? Aklım almıyor bir türlü... Kendimi yazar sanıyordum güya! Dört kitabın yok mu kurban olduğum, o dört kitabın varya... Tövbe ettirir yazarlığı adama.
Susanna Tamaro
Attila İlhan
Nazım Hikmet Ran
Orhan Pamuk
Jamie McGuire
Patti Smith
Emile Zola
Muhyiddin İbn Arabi (Ebû Bekir Muhammed b. Ali)
Hasan İzzettin Dinamo
Turgut Özakman