''Başarı mutluluğunuz için gerekli'' diyorlar ama kişisel gelişim kitaplarını okuyunca ''Mutluluğun'' nefsi isteklerle dolu olduğunu görüyoruz. s.78
İnsanoğlu her ne kadar kötüyse de yaratılış olarak Allah'tan bir parça taşıdığı için ondan umut kesilemiyor. s.80
-''Ben okyanusta küçük bir damla bile değilim...'' s.142
Bilgi Çağı'nda bilmemek ölümle eş değer sayılıyor. Ebu Derda diyor ki: ''Ya alim ol, ya öğrenci ya da dinle, asla başkasına meyletme yoksa helak olursun!'' Ortalık kendini biliyor sanan, yarım akıllı cahillerle dolu. Öyle bir cahillik çeşidi ki bu; ''cahil olduklarına işkenceyle bile inandıramazsınız onları!'' Konuşanı da dinleyeni de helak ediyor, sadece dinlemeyen kurtarıyor ruh sağlığını! Televizyonlar, gazeteler, radyolar, üniversiteler, kitap rafları kuşatma altında. Cehalet hiçbir dönemde böyle hızlı yayılmamıştı... s.252
''Haram bakış sahibinin kalbine inen zehirli bir şeytan okudur. Kim, Allah korkusuyla haram bakışı terk ederse, Allah onun kalbinde imanını arttırır.'' Hadis
Şeytan, bakışlarımız sayesinde temiz ruhumuzu haram ve çirkin şeylerle tanıştırarak ''baktığını sevip istemek'' duygusunu zerk edip savaşını başlatıyor. Ruhun bedendeki pencereleri olan gözlerini kirli şeylere, haramlara ve dünya mallarına diktiğiniz zaman ruh yaralanır, kararıp çürür. s.284
''Her zaman bir yol vardır, en iyisine layıksın, ikinci adam olarak kalmak sana yakışmaz...'' diyerek; bizlere yetinmemeyi, sabırsızlığı, hep kazanmayı, kimseye acımamayı, dünya nimetlerinden faydalanmayı, pişman olmamayı, düşene tekme vurmayı, hırsı öğütleyen Kişisel Gelişim Kitapları, Batı üzerinden büyük kapitalistlerin yardımlarıyla ''Bir şeytani paralel din'' olarak hayatımıza girdi.
Kendi mübarek kitabımızdan faydalanarak ''Milli Kişisel Gelişim Kitapları'' yazamaz ve sektörümüzü büyütüp olgunlaştıramazsak, çeyrek imanlı öz evlatlarımız önce kapitalist sonra Budist ya da Hristiyan olacaklar!
Müslüman, takva sahibi olunca onu dürtükleyen güç Allah olacaktır. O zaman bir Müslüman, gece yarısı kalkıp giyinir, uyuyan çocuklarını öpüp eşinden helallik alarak Irak'a şehit olmaya gidebilir. Batılıların aksine bize eylem öncesi fırtına yakışmaz, biz eylem öncesi sessizliğin çocuklarıyız.
Yüzüne bakılmayan erkekler güzel kadın istiyor, kör cahiller paranın kendisine yakışacağını sanıyor, kalem korkunç insanların elinde... Bir odacıya Genel Müdürlük teklif edin vallahi yok demez! ''Benim neyim eksik?'' duygusu bütün toplumu aşağılık mahluklar haline getirdi. Para, bir zamanlar yeryüzünde Allah'ın gölgesiydi. Onun aracılığıyla adalet dağıtılırdı, iyilik yapılırdı, insanlar kurtarılır, güzellikler yeşertilir, mazlumlar zalim efendilerin kanlı ellerinden kurtulurdu.
Canan Tan
Senai Demirci
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Dean R. Koontz
Slavoj Zizek
Ali Kırca
Nermi Uygur
Anthony Burgess
Yavuz Bahadıroğlu
Soren Kierkegaard