Seninle rakseden kuşlar orkestrasında, bütün sabahlar güzeldir. Anarşist rüzgarlara karşı kaptanlık yaptırırken; pırasa yemeğini dahi yemenin çekilir yanı oluyor. Hele benim gibi bir çatlağa yaşama ümidi vermen? Aklım almıyor bir türlü... Kendimi yazar sanıyordum güya! Dört kitabın yok mu kurban olduğum, o dört kitabın varya... Tövbe ettirir yazarlığı adama.
Diğer Bülent Akyürek Sözleri ve Alıntıları
Sıradan olmak,herkes gibi bir hayat yaşamak bu çağın kabusu sanki!Çoğunluğa uyan,marjinal fikir ve davranış biçimlerine sahip olmayanlar aşağılanarak nefisleri kırbaçlanıyor.Hepimiz,yarı tanrı olmaya aday antik Yunanlılar gibiyiz...
Polisin, askerin, aşçının, kafasına şapka yada benzeri şeyleri takmalarının hikmeti, görevlerini hatırlasınlar hiç unutmasınlar diyedir.
Her üniforma bir hatırlatmadır. Bizler kafamızdan sarığı çıkardığımız gün ölümü unuttuk. Bildiğiniz gibi sarık, bize kefen olmaya yetecek büyüklükteki bezden yapılırdı. Müslümanın tek varlığı olan sarığı öldüğü yerde ona kefen yapılırdı, yani kabrimizi başımızda taşırdık.
Psikolojık olarak düşünün; başımızda kabrimizi taşırken şeytanlık düşünüp dünya malına minnet edebilir miydik?
Başımızın üstünde kabrimizi taşırken kar-zarar değil, haram-helal adımlarıyla yürüyorduk...
"Nike" şapkasının altındaki İngilizcesi sağlam insanlara ölümü nasıl izah edeceğiz?
Sıradan olmak,herkes gibi bir hayat yaşamak bu çağın kabusu sanki!Çoğunluğa uyan,marjinal fikir ve davranış biçimlerine sahip olmayanlar aşağılanarak nefisleri kırbaçlanıyor.Hepimiz,yarı tanrı olmaya aday antik Yunanlılar gibiyiz...
Polisin, askerin, aşçının, kafasına şapka yada benzeri şeyleri takmalarının hikmeti, görevlerini hatırlasınlar hiç unutmasınlar diyedir.
Her üniforma bir hatırlatmadır. Bizler kafamızdan sarığı çıkardığımız gün ölümü unuttuk. Bildiğiniz gibi sarık, bize kefen olmaya yetecek büyüklükteki bezden yapılırdı. Müslümanın tek varlığı olan sarığı öldüğü yerde ona kefen yapılırdı, yani kabrimizi başımızda taşırdık.
Psikolojık olarak düşünün; başımızda kabrimizi taşırken şeytanlık düşünüp dünya malına minnet edebilir miydik?
Başımızın üstünde kabrimizi taşırken kar-zarar değil, haram-helal adımlarıyla yürüyorduk...
"Nike" şapkasının altındaki İngilizcesi sağlam insanlara ölümü nasıl izah edeceğiz?
İnsanın hesap vereceği bir makamı yoksa zalimleşir.
Allahın neresinden bedenimize üflenen mübarek ruh bu dünyada olmak istemediği yerlerde gezinmekten, görmek istemediklerini görmekten ve duymak istemediklerini duymaktan bedenlerimizin içinde hıçkırarak ağlıyor.
Kendini seven, beğenen insan beklenti içindedir. Onun kendisine olan sevgisi aslına bakarsanız dış dünyaya attığı "beni acilen Sevin, yardıma ihtiyacım var." çığlıklarıdır.
Güçlü ve zalim insan, bizim yanımızda zayıf kalmalıdır. Onunla mazlumun hakkını alıncaya kadar savaşmamız gerekir. Niye ellerini öpelim, niçin onların yollarını temizleyelim? Biz hangi kitabın kullarıyız, kişisel gelişim kitapları mı yoksa Kuran-ı Kerim'in mi?
Inanisa göre; kanepesinde yellenerek portakal soyan herhangi bir pijamalı adam ayağa kalkıp Mars ta fabrika kurabilir! Üstelik bunu piyasada satılan üç kuruşluk Kişisel Gelişim kitaplarından iki tane okuyarak yapacaktır.
Boş bir kitap sayfasında bile bir ağacın hayat hikayesi vardır
Celal Şengör
Christian Jacq
Mustafa İslamoğlu
Nihat Behram
Nahid Sırrı Örik
Yusuf Atılgan
Umut Sarıkaya
Laurell K. Hamilton
Turgut Uyar
Thomas Mann