Yıldızları tutukla geceden, at hapse ve yok et... Sonra başını kaldır ve yukarıya bak... Ne kaldı geriye?
"Ay'a gidilecek daha da ötelere, teleskopların bile görmediği yere. Ama bizim dünyada ne zaman kimse aç kalmayacak, korkmayacak kimse kimseden, emretmeyecek kimse kimseye, yermeyecek kimse kimseyi, umudunu çalmayacak kimse kimsenin? İşte ben komünistim bu soruya karşılık verdiğim için." - Nazım Hikmet Ran, Aya Gidilecek
Derler ki yıldızlardır o kayanlar Bence Gökyüzü taş atıyordur Sevgilisinin penceresine
Eğitim,bilime dayandırılmaz ve yeniliklerden uzak kalırsa, yıkanmaya n ayağa dönüşür ve içine sokulduğu terliği de kokutur .
Güveniyordum Oysa ben sevgimize Vapur iskelesi Ya da tren istasyonundaki Saatin doğruluğu kadar (GİDERKEN)
Kanadının altına sığınacak Bir kuş arayan Eskimiş saçak gibiyim sensiz Yada bütün balinaların Kıyıya vurup İntihar ettiği Bir deniz (SANA YAKIN)
Yağmur değil Yalnızlıktır yağan (YALNIZLIK)
Oyuncak ve insan kalbi çok benzer birbirine. Bazen tamiri olmaz ikisinin de!
Oyuncaklarla oynamayan, onların büyülü dünyasından uzaklaşan bir insan asla şair olamaz; 'şiir' adını verdiği dizeleri alt alta kurabilir; ama onların arasından bir şair asla göz kırpmaz okura. Şair yüreği ancak oyuncakların koruduğu bir ortamda büyüyebilir. Oyuncaklar muhafızlarıdır şairin.
Hayat, masallarda olduğu gibi mutlu bir sonla bitmeyebilir.
Jonathan Swift
Hıfzı Topuz
Thomas Harris
Rıfat Ilgaz
Henri Beyle Stendhal
Yılmaz Özdil
Celil Oker
Cemalnur Sargut
Desiderius Erasmus
Kadir Aydemir