Büyükannem her zaman tarçının mutlu bir yuvanın göstergesi olduğunu söylerdi.
O beni terk etti. Ben de birisi gitmek istediğinde onu tutmamak gerektiğini öğrendim
Güldüm ama bu sığ, yalnız bir gülüştü. Bu, eski hayata duyulan özlem ve pişmanlıkla dolu bir gülüştü
Doğumda bile olsa annelerinden ayrılan çocukların büyüyünce annelerini hatırladıklarını okumuştum. Bu hiçbir zaman zedelenmeyen bir bağ.
Her zaman bir erkek kardeşim, hatta çevremde dolaşıp beni kızdıracak bir kız kardeşim olsun istemişimdir
Müzik dünyası egosu yüksek kişiliklerle dolu.
Henüz gece olmamıştı ama gündüz de değildi. Zaman gece ve gündür arası bir yerdeydi. Sanırım Cade ve ben de öyleydik. İki yer arasında kalmıştık.
Masalsız bir çocukluğa çocukluk mu denir?
Kitapsız bir hayatın amacı nedir ki?
...hayattaki en güzel şeyler asla oldukları gibi kalmıyor.
Charles Bukowski
Burçak Çerezcioğlu
Anton Çehov
George R. R. Martin
Sadettin Ökten
Carl Gustav Jung
Kostas Mourselas
Emine Şenlikoğlu
Metin Eloğlu
Tarık Tufan