Bütün insanlara ve hadiselere kızıyorum. Hayat çok pis ve çok fena. Fakat ondan şikayet de o kadar müptezel bir şey ki insan bunun fevkine yükselmek istiyor.
Ne olursa olsun ben söylenilmeyen yalnızca hazmedilmeye çalışılan dertlerin daha müthiş olduğunu düşünüyorum.
Gözyaşları insanın ne hakiki, ne sükunet verici arkadaşı!
Avuç içlerimden öptü koklayarak sen olsan unuturmusun ben olsam unutmam.
Yaratmak zevkinden, hayatın bizatihi bir hikmet olduğu hakikatinden dem vurdu, fakat çürük. Ne yaratacaksın? Yaratmak yoktan var etmektir. En akıllımızın kafası bile bizden evvelkilerin depo ettiği bir sürü bilgi ve tecrübenin ambarı olmaktan ileri geçemez.
Bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek. Bak, bunu yapabiliriz ve ancak bu takdirde irademizi tam bir şey yapmakta kullanmış oluruz.
Kalk, iki gözüm, iskeleye geldik. Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hâkim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh içelim.
Çünkü nedense hepimizde, maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır, bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz. Mamafih insanlarda bu merak olmasa doktorlar açlıktan ölürlerdi.
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
?Siz burada mısınız?..? diye başka bir sualle cevap verdi. Sonra: ?Ne saçma sual, değil mi?? diye ilave etti: ?İşte görüyoruz ki buradasınız. Ne diye sorarız acaba?.. Türkçenin kendine mahsus bir manasızlığı... Dünyada hiçbir lisanda bu kabiliyet yoktur... Saatlerce konuşup hiçbir şey ifade etmemek kabiliyeti!?
Hasan İzzettin Dinamo
Ömer Nasuhi Bilmen
Sezgin Kaymaz
Andre Gide
S. Ahmet Arvasi
Mehmet Akif Ersoy
Patti Smith
Arif Nihat Asya
Beyazıt Akman