Bir roman kahramanı, her şeyden evvel, kendisiyle beraber yaşanacak sevimli bir arkadaş olmalıdır. Mualla' nın böyle ne kadar dostları var. (9)
Kari ile muharrir arasındaki seviye aynı derecede olmazsa anlaşmanın imkânı kalır mı? (23)
İçinde yalnız yaşanan odaların sessizliği ne kadar derindir ve kadar korkunç! Bu yalnız vücudun değil, ruhun etrafını da çeviren bir sükûttur. (34)
Ben yazı yazarken, nereye ve kime göndereceğimi bilmediğim, adresi meçhul bir mektup yazar gibi oluyorum. Kim okuyor, kim okuyacak bunu ? Ve içinden ne cevap verecek ? Her ne olursa olsun ben bu cevabı asla öğrenemiyeceğim. (39)
İnsan, çektiği ıstırap nispetinde zevk duyar: Ne kadar acıkırsa yemekten, ne kadar yorulursa dinlenmekten, ne kadar ararsa bulmaktan o derece zevk alır. (47)
Bir insanı tamamıyla tanımak için bazen asırlar bile yetişmez; kafi derecede tanımak için bazen bir an bile yetişir. (50)
Bazen kalabalıkların ortasında, tek başına kaldığımız vakitlerdekinden fazla yalnız değil miyiz? Öyle zamanlarda kendimizle bile baş başa kalamıyoruz ve bunu yapabilmek için dağ başları arıyoruz. (50)
Güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeğe, gizlemeye çalışıyoruz; hatta kefen bile cesedimizin çirkinliğini gizlemek için beyaz bir yalandır, değil mi? (110)
Işıkları çekilmiş, soluk bir dünya içinde yaşamak ne korkunç! (114)
Şüphesiz mide, kâinatın merkezidir.Beyinden ziyade o düşünüyor ve bizi idare ediyor. (129)
Yılmaz Odabaşı
Jamie McGuire
Cassandra Clare
Robert Louis Stevenson
Julie Garwood
Laurent Gounelle
Jose Rodrigues Dos Santos
İnci Aral
Cezmi Ersöz
Victor Hugo