Hastahane hayatı dışarıdan yalnız bir koku ile ayrılıyor. Bu koku hastanenin ruhudur.
Kendi kendime karşı çok borçlandım Kendime vaadettiğim şeyleri yapamazsam utancımdan aynaya bakamayacağım.
Istırabın derinlerine indikçe sevincimizi kaybetmek korkusu kalmadığı için, yeni bir sevinc başlıyor: Istırabın ilacı ıstıraptır. İkisinin hâsıl-ı zarbı: Sevinç
Burada ıstırabın ve tevekküle o kadar alıştım ki, onları bırakırsam ruhumun bir parçası kesilmiş gibi boşluk duyacağım; bırakmazsam isyansız nasıl yaşayacağım?
Büyük bir hastalık geçirmeyenler, herşeyi anladıklarını iddia edemezler.
İki hasta kadar birbirine yakın hiç kimse yoktur.
Hasta olmayanlar bizi ne kadar az anlayacaklar.
Her erkeğin kalbinde bir merdiven vardır, kadın onun en yüksek basamağında olmak ister, diğer basamaklardakilerin ne ehemmiyeti var..?
Onun nazarında izdivaç değil, aşk bir sigorta idi. Fakat görüyordu ki erkekler, hele Kamil gibiler, bir sevdiklerinin üstüne birini daha sevebilirler...
Hayır..! Ümit kalmamıştır. İnsan bir kere aldanır ve kadın için bu bile fazladır...
Jack London
Jean de la Fontaine
Judith McNaught
Kahraman Tazeoğlu
Colleen Hoover
Yaşar Kemal
Umberto Eco
Bertolt Brecht
Emrah Serbes
Jojo Moyes