Ancak ?izm?siz düşünülebildiği gün insan zekâsının hürriyetinden ve genişliğinden bahsedilebilir. Kafamızın zinciri bu ?izm?dir: Sistemcilik ve nazariyeciliktir. Syf-204
Meşhur misali tekrarlayalım: Shakespeare'in eserlerinde birbirinin aynı olmayan otuz bin kelime sayılmıştır. Onun zamanında köylü üç yüz, şehir halkı da bin küsur kelime ile konuşuyormuş. Shakespeare halk diliyle yazsaydı, Shakespeare olamayacaktı.
Yaralı et, iki obur dudak gibi gaz bezini emer,bırakmaz, ve bu dudaklar kurumuş ifrazatın tutkaliyle birbirine yapışmıştır,kilitlenmiştir.
Bir kusurum vardır: Sahte olmamak. Çok medeni bir kusur...
"İstediğin her şeyi yap ve yapabileceğin şeyi iste, hiç bir kaideye kulak asma. Yaşamanın sırrı budur..."
Güzelliğin bütün sırrı, sır olmasındandır; en bayağı, en çirkin şey, bizden gizlendikçe gözümüze güzel görünür...
Ben dedi, okuduğum kitabın kahramanlarını sevmek isterim; onları dostum farz ediyorum, hep kendileriyle beraber yaşıyorum ve yanımdan ayrılmalarını istemiyorum. Onun için bir kitabın kahramanını...Hatta pek çok sevmeliyim. Senelerce aynı kitabı tekrar tekrar okuduğum vardır. Öyle bir kitap arıyorum ki bütün hayatımda bıkmadan hep onu okuyayım...
Güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeğe, gizlemeye çalışıyoruz; hatta kefen bile cesedimizin çirkinliğini gizlemek için beyaz bir yalandır, değil mi..?
"İnsan,çektiği ıstırap nisbetinde zevk duyar: Ne kadar acıkırsa yemekten, ne kadar yorulursa dinlenmekten, ne kadar ararsa bulmaktan o derece zevk alır..."
Düşün ki her an ben değişiyorum, her an sen değişiyorsun, buna rağmen birbirimizi nasıl tanıyabiliyoruz..?
Marguerite Duras
Mine Söğüt
Charlotte Bronte
Murat Menteş
Yunus Emre
Cengiz Gündoğdu
Ömer Hayyam
Friedrich Wilhelm Nietzsche
Cemalnur Sargut (Cemâlnur Sargut)
Tess Gerritsen