Bir iki ay evvel okuduğum "Hamlet"in mezarlık sahnesini hatırladım. Orada, Kralın soytarısı "Yorik"in kafatasını eline alan Prens'in sözlerini, bir musiki parçası gibi içimden mırıldandım: Heyhat! Zavallı Yorik! Ben onu tanıdım Horatio. Soytarıların en neşelisiydi: Geniş bir hayal gücü. Bin defa beni kollarında gezdirdi; fakat şimdi manzarası hayalimi dehşetle nasıl dolduruyor! Kalbim nasıl...
Istırabın derinlerine indikçe sevincimizi kaybetmek korkusu kalmadığı için, yeni bir sevinç başlıyor: Istırabın ilacı ıstıraptır. İkisinin toptan sonucu: Sevinç.
(?)İnsanın ölçüsü arzularıdır. Bunların en büyüğünde bütünümüzle varız. Ararsa? Ararsa yokum. Ben bir rüyayım artık. Arzu ile tekrar görülemem. Hafızasında yadigârım. Beni orada arasın. Arar mı? Arar mı? İşte aşk mücadelesinin en büyük meselesi. Arar mı? Ben onun için neyim? İkimiz de bunu bilmiyoruz. Ayrılık -en müthiş test- bunu ögretecek bize.
Yalnızlığın, ona alışanlara verdiği teselli, ispirtonun (alkolün), düşkünlerine verdiği teselliden çok daha kuvvetli ve derindir. Ben bunu bilirim, ben kimsesizliğin hudutsuz açık denizlerinde avare yüzmesini bilirim, ben umman dalgalarının başımın üstünde kudurarak haykırdıkları gecelerde, sabahlara kadar nefesim kesik, göğsüm tıkalı, gözlerim kapalı durmasını bilirim.
Rüyalarımız bir delinin uyanık şuurundaki abuk subuk hayallerin tecellisinden başka nedir?
Zekanın en sivri noktası şüphe ve tereddüttür.
Kaldırımların üstünde ne güzel bağırılır ve şarkı söylenir; kaldırımların üstünde ne güzel yıldızlara bakılır; arkadaşlarla ne coşkun kahkahalar fırlatılır ve yalnızken ve ağır ağır yürürken, için için ne güzel ağlanır.
Her caninin içinde temiz bir dünya vardır. Oraya kaçış kendi kendilerinden nefret ifade eder.
hasta bir ümit, sağlam bir yeisten daha fenadır
"Yatağa girerken, her büyük felaketimde olduğu gibi, kendimi birkaç yaş birden büyümüş hissettim. kırkını geçmiş insanların tecrübelerine sahip olduğuma inanıyordum, fakat hala Nüzhet'e aşık olduğumu itiraf edemeyecek kadar çocuktum."
Michael Ende
İbrahim Tenekeci
Metin Hara
Sylvia Day
Emre Kongar
William Golding
Sevan Nişanyan
Orhan Duru
Oscar Wilde
Honore de Balzac (Honoré de Balzac)