Bir gün geçecek, diye kendi kendimi oyalamak istemiyorum artık. Asla geçmeyecek. Şeytanlarımla yaşamayı öğrenmeliyim.
Geçmişe dönüp eski yaraları kanatmak kolay da değildi şart da değildi. Bu ancak şimdiyi daha iyi anlayabilmek için yapılırsa bir anlam taşıyabilirdi.
Nefret insanı yorar.
Ölümden korkuyorum, ama hayatımı boşa harcamaktan daha çok korkuyorum. Aşktan korkuyorum; çünkü aşk bizim kavrama gücümüzün dışındaki şeyleri içeriyor; müthiş bir parıltı saçıyor, ama aynı zamanda yaydığı gölge beni korkutuyor.
Kuşkulanmaktan hiç vazgeçme. Kuşku duymayı bırakırsan artık ilerlemiyorsun demektir.
Becerebilsem, "talih" ve "rastlantı" sözcükleri üzerine büyük bir ansiklopedi yazardım. Evrensel Dil bu sözcüklerle yazılır.
Kim olursan ol, ne yaparsan yap bütün yüreğinle gerçekten bir şey istediğin zaman evrenin ruhunda bu istek oluşur. Bu senin yeryüzündeki özel görevindir.
Aşkın, bir erkeğin kendi Kişisel Menkibe'sinin peşinden gitmesine engel olmadığını anlaman gerekiyor. Böyle bir şey söz konusu olduğu zaman bil ki Evrenin Dili'ni konuşan Aşk değildir bu, yani gerçek Aşk değildir.
- Yüreğimizi neden dinlemeliyiz? diye sordu mola verdikleri akşam.
- Çünkü yüreğin neredeyse hazinen de oradadır.
- Yüreğim sıkıntılı, çalkantılı, dedi delikanlı. Düşler görüyor, heyecanlanıyor ve bir çöl kızına aşık. Bana bir yığın şey soruyor, çöl kızını düşündüğüm zaman, geceler ve gündüzler boyu beni uykusuz bırakıyor.
- Ne ala! Demek ki yüreğin canlı. Onun söylediklerini dinlemeye devam et.
Hevesle peşine düştüğümüz her şey -sevgi, iş, iman- yetişkinliğe ulaştığımızda ağır bir yüke dönüşür.
Bundan kurtulmanın tek yolu sevgiden geçer. Sevmek köleliği özgürlüğe dönüştürmektir.
Lily Prior
Nazım Hikmet Ran
Nora Roberts
Hekimoğlu İsmail
Ahmet Haşim
John Verdon
Yılmaz Odabaşı
Vladimir Bartol
Yunus Emre
Orhan Kemal