Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.
Ben de herkes gibiyim: Dünya gerçeklerine oldukları gibi değil de olmalarını istediğim gibi bakıyorum.
İnsanlar bir yığın acayip şeyler söylüyorlar. Bazen, koyunlarla birlikte yaşamak çok daha iyi, konuşmaz koyunlar, yiyecek ve su aramaktan başka bir şey yapmazlar. Ya da kitaplar, dinlemek isterseniz size ilginç öyküler anlatır kitaplar. Ama insanlarla konuşurken durum başka, öylesine tuhaf şeyler söylerler ki, konuşmayı nasıl sürdüreceğinizi bilemezsiniz.
Ama düşler Tanrının diliyle konuşurlar.
Başkasının bahçesiyle ilgili öğütler veren budalanın, kendi bitkileriyle ilgilenmediğini bilir.
Bugüne kadar milyonlarca insan pes etti. Öfkelenmiyorlar, ağlamıyorlar, hiçbir şey yapmıyorlar. Yalnızca zamanın geçmesini bekliyorlar. Tepki gösterme becerilerini yitirmiş onlar.
Sense üzgünsün. Bu da senin ruhunun hâlâ canlı olduğunu kanıtlar.
Savaşçıyı hiç mi hiç etkilemeyen küçük bir ayrıntı, kardeşinin ruhundaki fitili ateşlemeye yetebilir. Savaşçı başkalarının acılarına saygı duyar ve onları kendi acılarıyla karşılaştırmaz.
Istırap bardağının büyüklüğü herkes için farklıdır.
Başkalarının acılarına kayıtsız kalanlar, en acınacak kişilerdir.
İşte bu yüzden ışığın savaşçısıdır onlar. Başarısızlığa uğradıkları için. Soru sordukları için. Durmadan anlam aradıkları için. Ama sonunda o anlamı bulacaklardır.
Sevmek rehber kitaplarla, yazmak kurslarla öğrenilmez. Gidip başka yazarlarla tanış demiyorum, farklı yetenekleri olan insanları bulsan yeter. Yazmak, neşe ve coşkuyla yapılan herhangi bir işten hiç farklı değildir.
Can Dündar
Jack Kerouac
Turgut Özakman
Kristin Cast
Sait Faik Abasıyanık
Yılmaz Özdil
Richard Bach
F. Scott Fitzgerald
Jodi Meadows
Slavoj Zizek