Tüm bu karmaşaya ancak aşk anlam katabilir. Ama ben böyle bir aşka sahip değilim. Öyleyse ne anlamı var yaşamayı sürdürmemin ?
geçmişten taşıveren bir anı insanın aklında yara açmaya görsün,hemen başkaları sökün eder,böylece ruh daha derin kanar ve sonunda insan dizüstü çöküp gözyaşlarına boğulur
Kimin dinlediği önemli değildi;asıl önemli olan,yarayı açıkta birakmaktı ki güneş onu arındırsın,yağmur onu yıkasın.
Aşk bir zehirdir.İnsan aşık olduğu anda hayatının dizginlerini kaptırır,varlığı tehdit altındadır artık;çünkü gönlü ve aklı bir başkasının olur. Sevdiği kişiyi elinde tutmak için her şeyi yapmaya hazır hale gelir,tehlike algısını kaybeder. Aşk denen aciklanamaz ve tehlikeli şey benliğini yeryüzünden süpürüp yerine sevdiği kişinin arzuladığı türde bir insan bırakır
Aşk,bir inanç eylemidir ve çehresi daima gizemle örtülmelidir.Yaşanan her an sonuna kadar hissedilmeli;çünkü çözümlemeye ve anlamaya uğraştığımız saniye büyüsü kayboluyor.
Hayatın bizi nereye götürdüğünü bilmediğimiz anlarda aslında kaybolmuş değiliz.
Değişmek ve iyileşmek için değişmek birbirinden tamamen farklı şeyler
Şimdi sahip oldukarım kızım,boşa yaşanan bir ev,ihanete uğrayacağından korktuğu için hiçbir yere götürmeyen bir koca ve müthiş güzelliğiyle insanın soluğunu kesen bir şehirdi;cennettin içindeyken kendi özel cehennemimde yaşıyordum.
"Davacınla mahkemeye giderken yolda onunla anlaşmaya çalış ki seni hakim karşısına çıkarmasın ve hakim seni zindancıya teslim etmesin ve zindancı seni zindana kapatmasın.Söylemiş olayım,borcunu son kuruşuna kadar ödeyene kadar kurtulamazsın." Yeni Ahit,Luka, 12: 58,59
İşte bu yüzden,kaderin ne olursa olsun onu mutlulukla yaşa.
John Verdon
Anton Çehov
Samiha Ayverdi
Necib Mahfuz
Carlos Fuentes
Üstün Dökmen
Emin Çölaşan
Charles Bukowski
İhsan Oktay Anar
Philippa Gregory