Hayatımızda keskin bir dönüşüm yaratan felaketlerin temelinde hep aynı şey vardır:birini kaybetmek.
İçinde bir tutam delilik olmayan hayat eksik bir hayattır.
Sözler,kağıda dökülmüş gözyaşlarıdır.Gözyaşları,akan sözlerdir.Onlar olmasa sevincin ışıltısı olmaz,hiçbir üzüntünün sonu gelmez.Bundan dolayı,gözyaşlarınız için sağ olun.
Kimse yanı başındaki güzelliğin hakkını vermez,uzaktan gelen hep kıymete biner.
Bazen kendimize yabancılaşmaya ihtiyaç duyarız.İşte o zaman ruhumuzda saklı olan ışık,görülmesi gereken neyse onun üzerine düşer.
"-Peki Mekke'ye neden gitmiyorsunuz diye sordu delikanlı. -Beni hayatta tutan Mekke'dir. Hepsi birbirine benzeyen günlere, raflara dizilmiş şu vazolara,iğrenç bir aşevinde öğle-akşam yemek yemeye katlanacak güç veriyor bana. Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak."
Önceki akşam, okuma alışkanlığı edindiği kitaplardaki kahramanlar gibi bir serüvenci olmaya karar vermişti.
İnsanlar durmadan işaretlerden söz ediyorlar ama tam olarak neden söz ettiklerini bilmiyorlar.
Düşümü gerçekleştirmek ten korkuyorum çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.
Neticede zaman ileri ya da geri sarabileceğimiz bir kaset değildir.
Halit Ertuğrul
Nil Gün
Kostas Mourselas
Sylvia Plath
Emrah Serbes
Amin Maalouf
V. C. Andrews
Bediüzzaman Said-i Nursi
Anne Rice
Hekimoğlu İsmail