Günler bu olaylara üzülmekle ya da aldırmamakla geçiyordu...
Demek bütün bu üzüntüleri yaşamaya ihtiyacım varmış.
Kolayca içini döken bunca insan varken doğrusu kimsenin zorla onların ağzından laf almağa niyeti yoktu. Ne sanıyorlardı kendilerini?
Kelimenin bütün anlamıyla yalnızlık biraz garipti.
Böyle şeylere aldırmıyorlardı; zaten, aldıracak çok az şey kalmıştı.
Neler söyleyeceklerini duyar gibi oluyorum; duymak istemiyorum.
Gerçek,başkalarının bize uygulamaya çalıştığı tatsız bir ölçüdür.
" 'Dost aldırışsız, felek acımasız, devir kararsız / dert çok, dert ortağı yok, düşman zorlu, talih güçsüz' "
Gerçek,başkalarının bize uygulamaya çalıştığı tatsız bir ölçüdür.
Bütün dünya saatleri birleşiniz,aynı zamanı gösteriniz.
Stephenie Meyer
Paulo Coelho
Debbie Macomber
Şule Yüksel Şenler
Necip Fazıl Kısakürek
Elizabeth Noble
Bülent Parlak
Nermin Bezmen
Soner Yalçın
Mehmet Eroğlu