"İnsan, otuz yılı doldurup emekli olduktan sonra, sivil giyinmeyi öğrenebilir mi? Öğrenemez; her kılık, üniforma gibi durur üzerinde. Âşık olursa belki öğrenir. Hem de genç bir kıza âşık olmalı. Yelek yerine, ceketin altından sarkan uzun bir hırka giymez o zaman, Hüsamettin Albayım gibi."
"Evlendiğim gün de albayım, yeni tuttuğumuz ve büyük bir kısmı boş olan evimizin bir köşesine sığınmıştık karımla. (Karım güzel değildi albayım. Ben de değildim. Fakat nasıl anlatsam, 'benim' karımdı; canlı bir varlıktı. İnsan, evine bir biblo alınca bile kendisini bir başka hisseder değil mi? Üstelik bu yumuşak bibli, konuşuyor: 'kocacığım' diye çevremde dönüp duruyordu.)"
Hem duvarına köylü çorabı asan hem de Beethovenlar dinleyenler yok mu. Onların arasına neden karışmadım? Tekrar uyumayı denesem diye bir an düşündüm, vazgeçtim. Bir kere, herkes beni kapışmıyordu. Ayrıca bir de şey vardı ben bu ?arasına karışmak' denilen davranıştan ürkerdim. Sanki hapishane gibi bir şeydi bu...
Dairede onun yokluğunun anlaşılmadığını öğrenmişti sonradan. Çevresinde yokluğunun anlaşılmayacağı bir düzen kurulmuştu kendiliğinden. Belki ölümünü bile gazetelerden öğrenirdi dairedekiler. Başkaları da zaten öğrenmezlerdi.
İnsanın geçmişinden kaçabilmesi için, kendinden kaçabilmesi gerekiyor.
"Ne yazık onlara ki kendilerine açılan saf bir kalbi zaaflarından istifade edilecek, istismar edilecek bir akılsız sayarlar"
"Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Tedirgin etme beni. Bu sefer geride bir şey bırakmadım. Tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. Beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim. Bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim. Beni uyandır."
Sabit bi gülümseme rüzgarı bütün yüzlerde esiyordu.
Yaşantılarını savunamayacak kadar güçsüz hissediyordu kendini.
Yaşantısının kısır çemberini yırtmalıydı.
Metin Hara
Michael Palmer
Italo Calvino
Emrah Serbes
Mehmet Deveci
İskender Pala
John Fante
İmam Gazali
Susanna Tamaro
Kahraman Tazeoğlu