Çünkü onlar, görünmezde olana değil, görünürde olana kıymet verecekler.
Kendimi korumak için korunaksızlığımı arttırmaktan başkaca da bir işe yaramayan şeyi, en iyi susmayı biliyorum.
Anlarız yine yanlış dileği tutmuşuz büyülü suyun başında. Oysa, Ya Rabbi bize saf olanı ver, demeliymişiz.
Kim beni görünür kılan? Kim o olmazsa ben olmayan, ben olmazsam o olmayan?
Oysa nakkaş, su ve gece gibi yakışabilirdik birbirimize. Kaybolabilirdik birbirimizin gurbetinde. Öyle yok olabilirdik sonsuzluğa seyr ü seferde. Aramızda uzak olan ne?
Gözleri şehrin üstünden geçen yağmur bulutları kadar gri iken, yağmur bulutları kadar ıslak geçerken ömrümden, gözleri kentin kalabalığında yalnızlığıma, asırlara sinmiş yalnızlığıma bir anda dur diyecekken.
Bütün varlığımı asırlardır yayıldığı, dağıldığı yerden toplayabilecek güçteyim. Bütün varlığımı dağıldığı zamandan ve mekandan toplayarak bir araya getirebilecek ve nihayet bütünlük duygusuna ulaşabilecek kabiliyetteyim.
Yolların, hümayun gecelere açılıyor ama ruhun kapanıyor. Ve ben zannediyordum ki bir başka köşede, bir başka kırık ney sesi senin için ağlıyor.
İçte eylemler hapsolmuş, bilinince. Gelip geçici olduğumuzu bulutların altında ve toprağın üzerinde, her zamankinden daha fazla hissedince.
Bir acıya tahammül edebilmek ancak ondan daha büyük bir acıyla yüz yüze gelmekle mümkün olabilirmiş. (syf 393)
Philippa Gregory
Yılmaz Odabaşı
Nedim Gürsel
Bediüzzaman Said-i Nursi
Melissa P. (Melissa Panarello)
William Golding
Jack London
O. Henry (William Sydney Porter)
Andre Gide
Howard Gardner