Cehennem bize çok yakın bir yerde aslında, insan olma irademizi yitirdiğimiz anda kapılarını bize, dünya yüzünde açıyor.
Cehennem bize çok yakın bir yerde aslında, insan olma irademizi yitirdiğimiz anda kapılarını bize, dünya yüzünde açıyor.
İntikam söz konusu oldu mu, alçalma ve hayal gücü nasıl bir uyum içinde devreye girer tahmin bile edemezsiniz.
Hepimiz bir diğerimize göre yabancıyız.
Duygular en sık parmaklıkların arasından bile geçerler, mesafelere aldırmadan alır başlarını giderler, ne dillerin sınırlarını tanırlar ne de dinlerin, insanların icat ettiği hapishanelerin ötesinde, yukarıda bir yerlerde buluşurlar.
Gelecek günleri birlikte yazmak üzere, geçmişin sayfalarını kapatacaktık.
Arkadaşınız tersini söylese de, aslında yüreğinin derinliklerinden neler geçtiğini tahmin etmek... Arkadaş olmak bu demek değil midir?
Bir arkadaş kaybetmek hiç kolay değil, insan her seferinde aynı şeyi hissediyor. Bir parçası gidende kalıyor. Aynı aşk acısı gibi, bu da dost acısı.
İnsanları birbiriyle karşılaştırmamak gerek, her insan farklıdır. Önemli olan bize en uygun olan farklılığı bulmaktır.
Anne babalar belli bir yaşa, hafızanızdaki görüntülerin donduğu yaşa kadar ihtiyarlıyorlar. Ebeveyninizi sonsuza dek eskiden oldukları gibi görmeniz için, gözlerinizi kapatıp beklediğiniz sevginin gücü zamanı durdurmaya yetermişçesine, onları düşünmeniz yeterlidir.
Jon Krakauer
Grigory Petrov
Hüsnü Arkan
Mine Söğüt
Tami Hoag
Adalet Ağaoğlu
Ömer Seyfettin
Naşide Gökbudak
Mehmet Deveci
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski