Genç kızların hissiyatı kelebeklerin kanatlarına benzer.En hafif bir temas onları cerihadar etmeye kafidir..!
İnsanın hayatında mutlu geçen dakikaları ne kadar azdır.O dakikalar da mahiyeti anlaşılmayarak bir sarhoşluk hali içinde geçer..!
Ağlamak henüz tamamıyla umutsuz olmadığımızı, henüz umutsuzluğumuz içinde bir arzuya sahip olduğumuzu göstermez mi..?
"Öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mavi ve her zaman mavi; aşağı siyah her zaman siyah... Bir şey ki mavi ve siyah olsun..."
Ah..! Zavallı hırpalanmış, ezilmiş hayat..!.. Mai bir gece ile siyah bir gece arasında geçen şu nasipsiz, bahtsız ömür..!.. Bir elmas yağmuru altında gelişerek, şimdi bir siyah inci yağmurunun altında gömülen o emel çiçekleri..!..
Dert ve felaket insanları en çok umuda sarıldıkları zamanda hırpalamaktan zevk alır...
Bir kadın bir kere uçurumlardan yuvarlanmaya başladı mı artık düşüşüne son verecek nokta yoktur, ne kadar aşağı düşerse düşecek yerleri o kadar çoğalır...
Demek hayat dedikleri şey sonuna kadar müthiş darbeler toplamakla geçecek...
"Ümit var mı..?" diyordu, tabip cevap verdi: - Ümit ne vakit kesilir..?
Aman Yarabbi..! Sevmek bu muydu..? İnsanı sanki bir mengene içinde sıkıp da birisinin ayakları altına ezik, bitik, can çekişerek atmak isteyene bu öldürücü şey, sevmek bu muydu..?
Michel Foucault
Jean-Jacques Rousseau
Amin Maalouf
Cemalnur Sargut
John Fowles
Aslı Erdoğan
Miguel de Cervantes Saavedra
Markus Zusak
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Jostein Gaarder