Kemikli bir kadındı karım. Evet güzel değildi ama kalbi olan bir kadındı. Ben yok sandım.
Eski yaralarımdı benim kadınlar. Yok kadınlar. Çürümüşlüğümdü, hayatımın bir demet ot gibi kurumasıydı kendi kendine; üzerinden çok sular akmış da aşınmış taş parçaları kadar değersizliğimdi. Korkaklığımdı, sinmişliğimdi, kendi içime dönmüşlüğümdü.
Bir şey isteyecek birini bulmuşum, kaçırır mıyım? Ben istemeyi bilmem, öğrenemedim gitti. Sizin söylediğiniz gibi üçüncü kişiyim, hikayenin yardımcı karakteri, oyunu kuran, biletleri alan, hayatı hazırlayan.
Ekmel bey garip bir şey söyledi bugün. 'Ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir,' dedi, ' bölündükten sonra tanımaz, birbirini parçalar.' 'Bence gidenin, kalanın kucağında bir kucak kor bırakmasıdır,' dedim. 'Siz çok yanmışsınız,' dedi. Diyemedim ki: isterdim, kucağında bir kucak korla kalan ben olayım
Bu kadar mı yalnızız hepimiz? Parayla arkadaş edinecek ve para karşılığı arkadaşlık edecek kadar?
Eski bir şiir kadar hüzünlü olmak istiyorum sadece
Ölüm, seninle bir anlaşma yapalım. Şu lanet olası defter dolduğunda bana gel. Bak kalan ömrüme ömür biçerek kafa tutuyorum sana - sen ki en tabi korkusun. Bu defter dolduğunda unutacak olursam seni; görün, uykuma gir, gülümse bana, hatırlayayım verdiğim sözü.
"Uyuklamak parça parça ölmek, uyumaksa yekpare ölüm."
"Ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir, her iki parça ayrı ayrı yaşamaya devam eder, bir zamanlar tek parça değilmiş gibi, tanımaz birbirini parçalar.."
"Yaşamak her şeye rağmen bir iz bırakmaktır yeryüzünde. -Ben de yaşadım, sizin kadar!-"
Alain de Botton
Jeaniene Frost
İskender Pala
Metin Hara
Zeki Kayahan Coşkun
Yekta Kopan
Sezai Karakoç
Jan-Philipp Sendker
Metin Eloğlu
Burçak Çerezcioğlu